Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/11076 E. 2026/676 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/11076
- Karar No
- 2026/676
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/398 E., 2018/521 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/111 E., 2017/297 K. SUÇ : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : 1. Anayasal düzenli ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçu yönünden CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca verilen beraat 2. TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesince 16.10.2017 tarih ve 2017/1 11... /297 karar sayılı ilam ile sanıkların silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetlerine, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan beraatlerine ilişkin verilen karar neticesinde, mahkumiyet hükümlerine yönelik olarak sanıklar müdafiileri tarafından süresi içinde istinaf isteminde bulunulduğu, bölge adliye mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, sanıklar müdafilerinin temyiz talebinde bulunmaları üzerine, temyiz aşamasında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının eksiklik giderme talepli yazısı doğrultusunda katılma hakkı bulunan T.C. ... ve TBMM vekillerine gerekçeli kararın tebliğ edilmesi sağlanarak kanun yoluna başvuru hakkının bildirildiği, TBMM vekili tarafından 13.04.2021 tarihinde her iki suç yönünden de katılma talepli temyiz dilekçesi sunulduğu, ancak bölge adliye mahkemesince TBMM vekilinin istinaf başvurusu yönünden inceleme yapılmaksızın dosyanın dairemize gönderildiği, 5271 sayılı CMK'nın 264/1. maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme uyarınca söz konusu dilekçenin içerik itibarıyla istinaf dilekçesi olarak değerlendirilmesi gerektiği ve aralarındaki irtibat (5271 sayılı CMK. madde 8) nedeniyle birlikte görülen her suça ilişkin hükümlerin bağımsızlığını koruduğunda kuşku bulunmamasına, ilk derece mahkemesince verilen hükümlerin kanun yolunun, kural olarak temyiz değil istinaf olarak belirlenmesine (5271 sayılı CMK. madde 272/1), kararı hem maddi hem de hukuki yönden denetlemekle görevli bölge adliye mahkemesine etkin başvuru hakkının temini bakımından, ilk derece mahkemesince verilen her hükmün öncelikle bölge adliye mahkemesince denetlenmesi gerektiği gözetilerek; Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından kurulan hükümlere ilişkin TBMM vekilinin istinaf isteminin öncelikle 5271 sayılı CMK'nın 272/1. maddesi kapsamında bölge adliye mahkemesince değerlendirilip bir karar verilmesi, akabinde temyiz isteminde bulunulması halinde ek tebliğname düzenlendikten sonra temyiz değerlendirilmesinin yapılması gerektiği anlaşılmakla dava dosyasının, tebliğnameye aykırı olarak İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, istinaf değerlendirmesinden geçmeyen istinaf taleplerine yönelik inceleme yapılması için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE 12.01.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.