Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/10616 E. 2023/4106 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/10616
- Karar No
- 2023/4106
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
¸
T. C. Y A R G I T A Y 3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.02.2018 tarihli 2017/258 Esas, 2018/39 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 09.05.2018 tarihli 2018/1147 Esas, 2018/1253 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafinin yapmış oldukları istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 25.05.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafinin hükme karşı temyiz sebepleri özetle; 1-Kararların gerekçe içermediğinin açık olduğuna, 2-İlk Derece Mahkemesinin eksik araştırmayla karar verdiğine, 3-İhraç kararının delil olarak kabul edildiğine ancak bu hususta kendisinin savunmasının alınmadığına, 4-Hakim ve savcıların yargılanma usulüne uygun davranılmadığına, 5-Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, 6-CGNAT kayıtlarının çelişkili olduğuna ve tek başına üyelik suçu bakımından delil teşkil edemeyeceğine, 7-Tanık beyanlarının suçun ispatlanması için yeterli olmadığına ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, söz konusu ölçütler doğrultusunda ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, temyiz aşamasında gelen bylock tespit ve değerlendirme tutanaklarının ve UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığının araştırılması, gerekirse beyanda bulunan şahısların duruşmada tanık sıfatıyla beyanlarının alınması ve 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunmasıyla diyeceklerinin sorulması, tüm delillerin bir arada değerlendirilmesiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'nin 09.05.2018 tarihli 2018/1147 Esas, 2018/1253 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2023 tarihinde karar verildi.
... ... ... ... ...
#########