Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/1032 E. 2024/11841 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/1032
Karar No
2024/11841
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/108 E., 2015/272 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.07.2015 tarihli ve 2014/108 Esas, 2015/272 sayılı Kararı ile, sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 220 nci maddesinin altıncı fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 220 nci maddesinin altıncı fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.06.2019 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın mahkumiyetine dair kararın usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğuna, mahkumiyete ilişkin kararın sanıklar ve müdafilerinin yokluğunda verildiğine, yine avukatı istifa dilekçesi vermesine rağmen sanığa barodan avukat tayin edilmediği gibi kendisini avukatla temsil ettirmesi yönünde ihtarda da bulunulmadığına, sanığa herhangi bir süre verilmeden kendisinin ve müdafiinin esas hakkında mütalaaya yönelik savunmaları alınmadan ve son sözleri söylenmeden açıkça savunma hakkı ihlal edilerek hüküm kurulmuş olduğuna, mahkumiyete yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, sanığın sadece yasal olarak düzenlenen ancak sonradan Valilik tarafından hukuka aykırı şekilde yasaklanan konsere katılmak istediğine, yüzlerce kişi arasından iki şüphelinin teşhis edilmiş olduğuna, sanık hakkında mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepler ve diğer hususlara ilişkindir. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın olay tarihinde konser izlemek amacıyla olay yerinde bulunduğuna, çıkan kargaşada gözaltına alınmış olduğuna, sanığın cezalandırılmasına yetecek şüpheden uzak delil bulunmadığına, afişteki parmak izlerinin sanığa ait olduğu iddia edilmekte ise de sanığın herhangi bir olaya karışmadığına, hazırlık aşamasında sanığın parmak izinin zorla alındığına, usul ve yasalar aykırı mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiğine, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepler ve diğer hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; İlk Derece Mahkemesince sanıkların eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan tayin olunan temel cezanın TCK'nın 220 nci maddesi 6 ncı fıkrasının 2 nci cümlesi uyarınca indirildikten sonra devamında 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi gereğince artırım yapılması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması netice cezanın doğru belirlenmesi sebebiyle sonuca etkili görülmemiştir. Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas 2015/85 Karar sayılı iptal kararının TCK'nın 53 üncü maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden sanık hakkında atılı suçtan verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi 1- Sanık ve müdafiinin esas hakkındaki mütalaanın verildiği 01.04.2015 tarihli 5 inci celsede bulunmadığı, 03.06.2015 tarihli 6 ncı celsede sanık müdafiinin istifa dilekçesi sunduğunun görüldüğü ve sanığa müdafiinin dilekçesinin tebliğine karar verildiği, 09.07.2015 tarihli 7 nci ve son celsede ise sanık ve müdafiinin esas hakkındaki mütalaya karşı savunmaları alınmadan yokluklarında mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı CMK’nin 197 nci maddesi, delillere erişme ve savunma hazırlama imkanları itibariyle çelişmeli yargılamanın gereği olan “silahların eşitliği” ilkesi ve Anayasanın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6 ncı maddeleri ile teminat altına alınan adil yargılanma ilkesi dikkate alınarak; adaletin selameti ve sanığa isnat edilen suçun niteliği dikkate alındığında, yargılama sırasında kendisine isteğe bağlı ya da zorunlu müdafii atanmayan sanığın esas hakkında mütalaaya karşı dosyayı inceleyerek son savunma hazırlayabilmesi için makul süre verilmeksizin ve Anayasa'nın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6 ncı maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesine aykırı olacak ve savunma hakkının kısıtlanmasını doğuracak biçimde mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle CMK'nın 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 188 inci maddesinin birinci fıkrası, 197 nci maddesinin birinci fıkrası ve 289 uncu maddelerine muhalefet edilmesi, 2- Kabul ve uygulamaya göre de; a.Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan tayin olunan temel cezanın TCK'nın 220 nci maddesi 6 ncı fıkrasının 2 nci cümlesi uyarınca indirildikten sonra devamında 3713 sayılı Kanunun 5/1 inci maddesi gereğince artırım yapılması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması, b.TCK'nın 53 üncü maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmesi lüzumu, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.07.2015 tarihli ve 2014/108 Esas, 2015/272 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.07.2015 tarihli ve 2014/108 Esas, 2015/272 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304 üncü maddesi uyarınca Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,02.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/1032, K. 2024/11841, T. 02.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-1032-e-2024-11841-k-662fdbce1e18