Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2019/19294 E. 2020/1733 K. – Kasten Yaralama
Konu: Kasten Yaralama
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2019/19294
- Karar No
- 2020/1733
- Karar Tarihi
- Konu
- Kasten Yaralama
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanığın, alt soyu olan oğluna karşı kasten yaralama suçundan açılan kamu davasında, 6284 sayılı Kanun'un 2/1-d ve 20/2. maddeleri uyarınca Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının bu suçun zarar göreni olduğu, mahkemece verilen hükmün, 5271 sayılı CMK'nin 35/2, 260, 6284 sayılı Kanun'un 2/1-d ve 20/2. maddeleri gözetilerek, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına tebliği üzerine, anılan kurum vekili tarafından katılma talebini de içerir temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşılmakla; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 6284 sayılı Kanun'un 20/2. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nin 237/2. maddesi uyarınca kamu davasına katılmasına karar verilerek yapılan incelemede; 1) 5271 sayılı CMK'nin 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, CMK'nin 231/11. maddesi gereğince, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde açıklanabilmesi için, usulüne uygun çağrı kağıdı tebliğine rağmen duruşmaya gelmediği takdirde, yokluğunda karar verileceği meşruhatını içeren davetiye ile sanığın duruşmaya çağrılması gerektiği; dosyanın incelenmesinde, sanığın 22.12.2011 tarihli celsede bildirdiği bilinen son adresine duruşma gününü bildirir tebligat çıkartılmadan, doğrudan mernis adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre yapılan tebliğin usulsüz olduğu anlaşılmakla, usulüne uygun şekilde duruşmadan haberdar edilmeden hükmün açıklanması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, 2) Sanığın, mağdur ...'a yönelik kasten yaralama eylemini gerçekleştirdiğine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu, hükmün gerekçesinde denetime olanak verecek şekilde açıklanıp tartışılmadan, eksik ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 3) Sanığın, 27.02.2010 doğumlu, beden veya ruh bakımından kendisini savunamaycak durumda olan oğlu mağdur ...'ı kemik kırığına neden olacak şekilde kasten yaraladığının kabulü karşısında; 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesine göre temel cezanın aynı olayda iki nitelikli halin (TCK'nin 86/3-a ve b maddelerinin) birleşmesi nedeniyle TCK'nin 61. maddesindeki ölçütler ve TCK'nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak, makul ve hakkaniyete uygun bir oranda alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini, 4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53/1. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerden dolayı 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 03.02.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.