Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2019/13687 E. 2019/20974 K. – Kasten Yaralama

Konu: Kasten Yaralama

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2019/13687
Karar No
2019/20974
Karar Tarihi
Konu
Kasten Yaralama

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: 1) Sanık hakkında müştekiye karşı 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesi gereğince basit yaralama, TCK'nin 125. maddesi gereğince hakaret ve TCK'nin 106/1-1. cümlesi gereğince tehdit suçlarından kamu davasının açıldığı, suç tarihinde tehdit suçunun uzlaşma kapsamında bulunmaması ve 5271 sayılı CMK'nin 253/3. maddesi gereğince, kasten yaralama suçunun tehdit suçu ile birlikte işlenmesi nedeniyle tüm suçlar yönünden uzlaştırmanın mümkün olmadığı kabul edilmiş ise de; sanığın üzerine atılı TCK'nin 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı, ayrıca sanığın tehdit ve hakaret suçlarından da beraat ettiği, bu nedenle CMK'nin 253/3. maddesinin uygulanma koşullarının ortadan kalktığı, sanığın mahkumiyetine karar verilen ve temyiz incelemesine konu edilen basit yaralama suçunun uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla; sanık ile müşteki arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu, 2) Sanığın adli sicil kaydında yer alan, Zonguldak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.10.2009 tarih, 2009/308 Esas - 2009/564 Karar sayılı 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin 14.06.2015 tarihinde yerine getirilen ilamın, tekerrüre esas alınan ilamdan daha ağır ceza içerdiği gözetilmeden, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesine aykırı olarak daha az cezayı içeren ilamın tekerrüre esas alınması, 3) Sanığın aşamalardaki, aralarında önceye dayalı husumet bulunan müşteki ile yolda karşılaştıklarında müştekinin kendisine hakaret ettiğine dair savunması ve olayın tarafsız tanığı olan ...'nın olay günü iki erkek şahsın karşılıklı birbirlerine bağırarak tartıştıklarına dair sanığın savunmasını destekler nitelikteki beyanına göre, sanık lehine TCK'nin 29. maddesinde yer alan haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, 4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, tekerrüre esas alınacak ceza miktarı açısından CMUK'un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 19.11.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2019/13687, K. 2019/20974, T. 19.11.2019, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2019-13687-e-2019-20974-k-d64dd6c0dbe3