Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2013/7183 E. 2013/11487 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/7183
- Karar No
- 2013/11487
- Karar Tarihi
Kasten yaralama suçundan sanık ...'in, 765 sayılı ... Ceza Kanununun 64/1 ve 456/4. maddeleri uyarınca neticeten 445.616,00 ... lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair Gönen Sulh Ceza Mahkemesinin 24/05/2004 tarihli 2004/218-217 sayılı kararının infazını müteakip, hükümlünün adlî sicil kaydının silinmesi talebinin kabulüne ilişkin aynı Mahkemenin 07/03/2012 tarihli ve 2012/160-155 Değişik ... sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 07.01.2013 tarih ve 2012/149-1029 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 25.01.2013 tarih ve 2013/15388 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede; 5352 sayılı Adlî Sicil Kanununun geçici 2. maddesinin, suç tarihi itibarıyla bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, silmeye ilişkin koşulları düzenlediği, mülga 3682 sayılı Adlî Sicil Kanununa göre süre yönünden silinme koşulu oluşan ve silinmesi mümkün olan suçlara ilişkin adlî sicil kayıtlarının Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce oluşturulan komisyonca adlî sicil kaydından çıkartıldığı, madde metinlerinde "affa uğramış olsalar bile" ibaresi bulunan başta Anayasanın 76. maddesi ile özel kanunlarda (2839 sayılı Milletvekili Seçim Kanununun 11. maddesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48. maddesi, 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Kanunun 7. maddesi, 357 sayılı Askeri Hakimler Kanununun 1. maddesi vb. gibi) sayılan suç ve cezaların ise 5352 sayılı Kanun'un 10. maddesine istinaden istenildiğinde verilmek üzere arşiv kaydına alındığı, aynı Kanun'un 6290 sayılı Kanunla değişik 12. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde sayılan şartların gerçekleşmesi halinde silinebildiği, bu bağlamda sanık ...' in adlî sicil kaydına konu mahkûmiyetinin henüz bu kapsamda bulunmadığı, silme işlemine tâbi suçunun 357 sayılı Askeri Hâkimler Kanunu'nda sayılan suçlardan olduğu ve mevzuat gereği adlî sicil kaydından silinemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü: 11.04.2012 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Kanunun 2. maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 12. maddesinde değişiklik yapılarak, adli sicil arşiv kayıtlarının silinme koşulları yeniden düzenlenmiş ise de; kanun yararına bozma yolunun, hâkim ya da mahkemeler tarafından verilip, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlerdeki, verildikleri tarihte yürürlükte bulunan hukuk kurallarına aykırılıkların giderilmesi için başvurulan olağanüstü bir yasa yolu olup, hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren mevzuata göre mahkemesince istem üzerine tekrar değerlendirme yapılabilecektir. Hüküm tarihindeki düzenlemeye göre, kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Gönen Sulh Ceza Mahkemesinin 07.03.2012 tarih ve 2012/160-155 Değişik ... sayılı sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesinin (a) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.