Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2013/10068 E. 2013/17788 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/10068
- Karar No
- 2013/17788
- Karar Tarihi
Müessir fiil suçundan sanık ...'nin, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 456/2 ve 463. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/12/1986 tarihli ve 1986/49 esas, 1986/970 sayılı kararının infazını müteakip, arşiv kaydının adlî sicilden çıkartılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 09/08/2010 tarihli ve 2010/248 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 21.02.2013 tarih ve 2012/3018-12501 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 18.03.2013 tarih ve 2013/77077 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede; 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesinin suç tarihi itibariyle bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki kayıtların silinmesine ilişkin koşulları düzenlediği, mülga 3682 sayılı Adlî Sicil Kanununa göre süre yönünden silinme koşulu oluşan ve silinmesi mümkün olan suçlara ilişkin adlî sicil kayıtlarının Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce oluşturulan komisyonca adlî sicil kaydından çıkarılacağı, madde metinlerinde "affa uğramış olsalar bile" ibaresi bulunan başta Anayasanın 76. maddesi ile özel Kanunlarda (2839 sayılı Milletvekili Seçim Kanunu'nun 11. maddesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesi, 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Kanun'un 7. maddesi, 3298 sayılı Uyuşturucu Maddelerle ilgili Kanun'un 2. maddesi vb. gibi) sayılan suç ve cezaların 5352 sayılı Kanun'un 10. maddesine istinaden istenildiğinde verilmek üzere arşiv kaydına alındığı, anılan Kanun'un 12. maddesinde sayılan şartlar dışında kayıtların silinmesine imkân bulunmadığı, bu itibarla sanığın kaydına konu mahkûmiyetinin Anayasanın 76. maddesinde sayılan suçlardan olması nedeniyle arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü: Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden ... 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.08.2010 tarih ve 2010/248 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin /4.maddesinin (a) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA,müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.