Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2009/10744 E. 2011/14267 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/10744
- Karar No
- 2011/14267
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair. Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; A-Silahtan sayılan bıçakla yaşamsal tehlike oluşturacak şekilde mağduru yaralayan sanık hakkında 5237 sayılı yasanın 86/1. maddesinden temel hapis cezası tayin ve takdir olunduktan sonra 86/3-e ve 87/1-d ve 87/1-son maddelerinin tatbik edilmesi suretiyle hapis cezasının hesaplanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hatalı uygulama yapılmak suretiyle 5237 sayılı yasanın 61. maddesine aykırı davranılarak doğrudan 5 yıl ceza tayini, B- Mağdurun yaralanmasına ilişkin 70. Yıl Cumhuriyet 9 Nolu Sağlık Ocağından temin edilen 08.05.2006 tarih ve 3683 sayılı geçici adli hekim raporuna göre hayati tehlike geçirmediğinin tespiti ile mağdurun yaralanmasına dair ... Numune Hastanesinin 09.05.2006 tarih ve 628 sayılı adli hekim raporuna göre ise hayati tehlike geçirdiği belirtilmesi karşısında mağdur ... hakkındaki geçici ve kati raporlar ile varsa hasta müşahede kağıtları ve grafiler hep birlikte eklenerek ... Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine gönderilerek mağdurdaki yaralanma hususunda yeniden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, C-Yaralama ve 6136 sayılı yasaya muhalefet suçlarından verilen cezaların, “sanığın duruşmadaki hali dosyadan duruşmada dikkate alınarak buna göre suç işleme eğilimi tartışılarak cezası ertelendiğinde bir daha suç işlemeyeceği yolunda mahkememizde olumlu kanaat oluştuğundan” şeklinde tespit ile cezaların ertelenmesine karar verildiği halde yargılama tarihinde yürürlükte bulunan 15.07.2005 tarih ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23 maddesinin sanık lehine olduğu gözetilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı konusunda yapılan değerlendirmede ise “sanığın kişiliği bir ceza verilmesini gerekli kıldığından” şeklinde düşülen çelişki ile uygulanmamasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.