Yargıtay · 21. Hukuk Dairesi
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2010/7813 E. 2011/11995 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 21. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/7813
- Karar No
- 2011/11995
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, 1.10.2008 tarihinden itibaren 5510 sayılı Yasanın 4/1-B(4) bendi kapsamında sigortalı olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, davacının 1.10.2008 tarihinden itibaren 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım ... sigortalısı olmadığının tesbiti istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulü ile davacının 1.10.2008 tarihinden sonra Tarım ... sigortalısı olmadığının tesbitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir. Dosya içeriğinden; davacının 1.1.1987 tarihinde Tarım ... kaydının yapıldığı, 1.3.1991 tarihinde terkin edilip 1.4.1999 tarihinde yeniden kayıt edildiği, 17.3.2005 tarihinde terkin edilip 1.10.2008 tarihinde Kurum tarafından resen kaydı yapılarak Tarım ... sigortalılığının başlatıldığı, davacının teslim ettiği ürün bedelleri üzerinden 1994, 1995, 1996, 1997, 2000, 2001, 2002 ve 2007 tarihlerinde tevkifatlar yapıldığı, SSK sigortalı hizmet döküm belgesinden 10.11.1996 tarihinden itibaren 5510 sayılı Yasanın 4/a maddesi kapsamında çalışmaya başladığı ve aralıklı olarak kısa süreli çalışmalarının olduğu, davacının 1.8.2008-31.10.2008 tarihleri arasında 5510 sayılı yasanın 4/a maddesi kapsamındaki sigortalı çalışmasına ara verdiği, bu arada devam eden Ziraat Odası kaydı nedeniyle Kurum tarafından 1.10.2008 tarihi itibari ile Tarım ... sigortalısı olarak tescilinin yapıldığı, Ziraat Odası kaydının 13.5.2009 tarihinde silinmesi üzerine Tarım ... sigortalılığının 13.5.2009 tarihinde sona erdirildiği, davacının 31.10.2008 tarihinden itibaren 5510 sayılı yasanın 4/a maddesi kapsamındaki sigortalı çalışmasına devam ettiği anlaşılmaktadır. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa'nın 4/b-4 maddesi "tarımsal faaliyette bulunanların bu kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından sigortalı sayılacağını", 5510 sayılı Yasanın 8/3 maddesi " tarımsal faaliyeti bulunanların kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıt tarihinden itibaren ilgili Kurum ve Kuruluş ve birliklerin sigortalı işe giriş bildirgesi düzenleyerek en geç bir ay içinde Kuruma vermekle yükümlü olduklarını, ayrıca tarımla uğraşanların kendilerinin de bildirim yapabileceklerinin belirtildiği" 5510 sayılı Yasanın 9/b-5 maddesi "Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için, tarımsal faaliyetlerinin sona erdiği veya 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (ı) bendi kapsamına girdiği tarihten itibaren sigortalılığının sona ereceği"bildirilmiş, 3.2.2011 tarihli 6111 Sayılı Yasanın 33. maddesi ile değiştirilen ve 01.03.2011 tarihinde yürürlüğe giren 5510 Sayılı Yasanın sigortalılık hallerinin birleşmesi başlıklı 53/1 maddesinde ise "Sigortalının, 4. maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çakışması halinde, öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacağı" belirtilmiş ve aynı yasanın Geçici 33. maddesinde ise "Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla yapılan değişiklikler, bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten öncesi için uygulanmaz”hükmü getirilmiştir. İhtilaflı dönem itibariyle uygulanması gereken 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı yasanın 53/1 maddesinde "Sigortalının, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık nedenlerinden birden fazlasına aynı anda tâbi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılacağı" bildirilmiştir. Uyuşmazlık davacının işçi olarak çalıştığı dönemler olan 31.10.2008-13.5.2009 tarihleri arasında çakışan ve 1.10.2008 başlayıp 13.5.2009 tarihinde sone eren 2926 sayılı Yasaya tabi Tarım ... sigortalılığının iptal edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. 01.10.2008 tarihinden önce yürürlükte bulunan 2926 sayılı Yasanın 6/b maddesi ile "diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren sigortalılıkları sona ereceği" düzenlemesi ile Tarım ... sigortalılığı ile 506 Sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı çalışmaların çakışması halinde 506 sayılı Yasa kapsamında çalışmalara üstünlük tanınacağı acıkça düzenlenmiştir.13.02.2011 tarihli 6111 Sayılı Yasanın 33. maddesi ile 01.03.2011 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın 53. maddesinde yapılan değişiklikle de aynı ilke benimsenmiş olup kanunların derhal uygulanması ilkesinin olmasına rağmen aynı yasanın Geçici 33. Maddesiyle 01.03.2011 tarihli, 5510 sayılı Yasanın 53. üncü maddesinin birinci fıkrasında bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla yapılan değişiklikler, bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten öncesi için uygulanmayacağı hükmünün getirilmiş olmasına göre ihtilaflı dönem olan 1.10.2008-13.5.2009 tarihleri arasında 1.10.2008 tarihli 5510 sayılı yasanın 53/1 maddesi kapsamında uygulama yapılmalı ve bu kapsamda da çakışan sigortalılıklarda daha önceden başlayan sigortalılığa değer verilmelidir. İhtilaflı dönem olan 1.10.2008-13.5.2009 tarihleri arasında davacının Tarım ... sigortalılık şartlarını taşıdığı ve önden başlayan sigortalılığın tarım ... sigortalılığı olduğu açıktır. Prim cetvelinden de somut olayda 5510 sayılı yasanın geçici 17.maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ancak 5510 sayılı yasanın 6/1-ı maddesinde ; Kamu idarelerinde ve Kanunun ek 5 inci maddesi kapsamında sayılanlar hariç olmak üzere, tarım işlerinde veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz işlerde çalışanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; tarımsal faaliyette bulunan ve yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden, bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, bu Kanunda tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olduğunu belgeleyenler ile 65 yaşını dolduranlardan talepte bulunanlar'ın sigortalı sayılmayacağı ve aynı yasanın 6/2 maddesinde ise birinci fıkranın (ı) bendinin uygulanmasında Türkiye Ziraat Odalar Birliğinin görüşünün alınacağı bildirilmiştir. Somut olayda davacıdan ürün teslimi nedeniyle prim kesintisinin en son 22.5.2008 tarihinde yapıldığı ve davacının tartışmalı dönemde ağırlıklı olarak 5510 sayılı yasanın 4/a maddesi kapsamında çalışmasını geçirdiği sabit olsa bile 5510 sayılı yasanın 6/1-ı maddesi kapsamında araştırma yapmadan karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Yapılacak iş, Tapu Sicil Müdürlüğü, Belediye Başkanlığı ve bağlı bulunduğu Ziraat Odasından sorulmak suretiyle davacının sahip olduğu tapulu ve tapusuz zirai taşınmazlarının miktarı belirlenerek ayrıca kiralama yolu ile tarım yapıp yapmadığı, yapıyor ise ne kadar alanda yaptığı, kira bedeli olarak ne kadar ücret ödediği, yetiştirdiği ürünlerin ne olduğu hususlarında zabıta marifetiyle araştırma yapılarak elde edilen bilgilere göre 5510 sayılı Yasanın 82. maddesi uyarınca Türkiye Ziraat Odaları Birliği'nden davacının 2008 ve 2009 yıllarında tarımsal faaliyetine ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan aylık ortalamasının prime esas günlük kazanç alt sınırının 30 katından az olup olmayacağını sormak, tarımsal faaliyeti nedeniyle davacının kazancını tespit etmek ve sonucuna göre ihtilaflı dönemde davacının Tarım ... sigortalılığı hakkında karar vermektir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hatalı değerlendirme sonucu hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.