Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/3189 E. 2024/5123 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3189
Karar No
2024/5123
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/11 E., 2024/115 K. KARAR :Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 17. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/80 E., 2022/225 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının SSK, Bağ-kur ve Emekli Sandığı'na tabi sigortalılığı olduğunu, 30.06.2015 tarihinde yaşlılık aylığı talebinde bulunup, Kurumca reddedildiğini, davacının Emekli Sandığı'na tabi geçen çalışma günleriyle SSK ve Bağ-Kur prim ödeme gün sayılarının birleşmesiyle yaşlılık aylığına hak kazanabilecek durumda olduğu halde kurumca davacının 18 yaş öncesi hizmetleri sayılmadığı gibi 18 yaşını doldurduğu 22.05.1988 ile 03.06.1988 tarihleri arası vekil öğretmenlik hizmeti döneminin Bakanlar Kurulu kararıyla ayın ilk 15 gününe denk gelmediğinden Sosyal Güvenlik Hizmeti'ne sayılmadığını, bu sürenin sigorta başlangıcı sayılmadığı gibi gün sayısınada dahil edilmediğini, kurum işleminin Anayasa'da düzenlenen Sosyal Hukuk Devleti İlkesi'ne aykırı olduğunu, 5510 sayılı Kanun 7 ve 8 maddesi gereği sigortalılık başlangıcının ortaya konduğunu, bu nedenle kurum işleminin iptaliyle 01.07.2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespitiyle aylıkların ödenmesi gereken tarihten yasal faiziyle davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının tahsis talebinde bulunduğu, tarihte 03.01.1994 tarihindeki 1479 sayılı Kanun'a tabi sigortalılık başlangıcı olmak üzere 50 yaşını doldurması halinde aylığa hak kazanacağının bildirildiğini, 22.05.1988 ile 03.06.1988 tarihleri arası hizmetleri için kesenek kesilmediğini belirlendiğini, 5434 sayılı Kanun'un 13/a maddesine göre Kurum işlemlerinin yerinde ve yasal mevzuata uygun olup, davanın reddi gerektiğini bildirmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri Davacı vekili; müvekkilinin vekil öğretmenlikte geçen çalışmasının sosyal güvenlik şemsiyesi dışında tutulmasının, sosyal güvenlik hakkının zorunlu ve vazgeçilmezlik ilkelerine aykırı olduğunu ileri sürmüş, resen gözetilecek sebeplerle mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-Davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulü ile Ankara 17. İş Mahkemesi'ne ait 03.11.2022 gün ve 2017/80 E. - 2022/225 K. sayılı kararının kaldırılmasına, yerine 2-Davanın kısmen kabulü ile davacıya 50 yaşını doldurduğu 22.05.2020 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine," karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/3189, K. 2024/5123, T. 09.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-3189-e-2024-5123-k-80352f42d29a