Yargıtay · 21. Hukuk Dairesi

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2010/12572 E. 2011/12042 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/12572
Karar No
2011/12042
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, 03/04/2009-25/12/2010 tarihleri arasında Tarım ... sigortalısı olmadığının tespitine, 11/03/2010 tarih ve 46249 sayılı işlemin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine. 2-Dava, davacının 3.4.2009-25.12.2010 tarileri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım ... sigortalı olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece istemin reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden; davacının ... İş Mahkemesi’nin 2006/2008 Esas 2008/766 Karar sayılı ilamı ile davacının 1.10.1997-1.1.2005 tarihleri arasında Tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine karar verildiği, bu kararın 18.12.2008 tarihinde onanarak kesinleştiği, davacının kooperatif kaydı bulunmadığı, 31.7.2001 tarihinden itibaren Akşehir Ziraat Odasına kayıtlı olduğu, 1.4.2007-18.12.2007 tarihleri arasında 258 gün, 22.2.2008-11.5.2008 tarihleri arasında 80 gün, 12.5.2008-30.05.2008 tarihleri arasında 19 gün, 5.7.2008-2.4.2009 tarihleri arasında 242 gün, 12.4.2009-26.2.2010 tarihleri arasında 315 gün ve 1.3.2010 tarihinden itibaren devam eden 506 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı olarak çalışmalarının bulunduğu, 01.10.1997 tarihinde 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım ... sigortalısı olarak tescil edildiği,31.3.2007 tarihinde 506 sayılı Yasa'ya tabi zorunlu sigortalı çalışma nedeniyle terkin edildiği, 3.4.2009 tarihinde yeniden resen tescil edildiği, 25.2.2010 tarihinde terkin edildiği, 2005,2006,2007,2008,2009 yıllarında prim ödemeleri olduğu, 8077,22 TL fazla prim ödemesi bulunduğu anlaşılmaktadır. 1.10.2008 tarihinden önce yürürlükte bulunan 2926 sayılı Yasanın 6/b maddesi ile “diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren sigortalılıkları sona ereceği” düzenlemesi ile Tarım ... sigortalılığı ile 506 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı çalışmalarının çakışması halinde 506 sayılı Yasa kapsamında çalışmalara üstünlük tanınacağı açıkça düzenlenmiştir. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa'nın 4/b-4 maddesi ile "tarımsal faaliyette bulunanların bu kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından sigortalı sayılacağını”, 5510 sayılı Yasanın 8/3 maddesi " tarımsal faaliyeti bulunanların kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıt tarihinden itibaren ilgili Kurum ve Kuruluş ve birliklerin sigortalı işe giriş bildirgesi düzenleyerek en geç bir ay içinde Kuruma vermekle yükümlü olduklarını, ayrıca tarımla uğraşanların kendilerinin de bildirim yapabileceklerinin belirtildiği",5510 sayılı Yasanın 9/b-5 maddesi "Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için, tarımsal faaliyetlerinin sona erdiği veya 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (ı) bendi kapsamına girdiği tarihten itibaren sigortalılığının sona ereceği" bildirilmiş, 5510 sayılı Yasa'nın 6/1-ı maddesinde; "Kamu idarelerinde ve Kanunun ek 5 inci maddesi kapsamında sayılanlar hariç olmak üzere; tarım işlerinde veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz işlerde çalışanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; tarımsal faaliyette bulunan ve yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden, bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, bu Kanunda tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olduğunu belgeleyenler ile 65 yaşını dolduranlardan talepte bulunanların sigortalı sayılmayacağı ve aynı yasanın 6/2 maddesinde ise birinci fıkranın (ı) bendinin uygulanmasında Türkiye Ziraat Odalar Birliğinin görüşünün alınacağı bildirilmiş, 5510 sayılı Yasanın Geçici 16. maddesinde bu Kanunun 6. maddesinin birinci fıkrasının (ı)bendinde belirtilen “otuz” ibaresi, bu maddenin yürürlüğe girdiği yıl için “onbeş”olarak uygulanın ve prime esas günlük kazancın otyz katını geçmemek üzere takip eden her yıl için bir puan arttırılacağı bildirilmiştir.3.2.2011 tarihki 6111 sayılı Yasanın 33. maddesi ile değiştirilen ve 1.3.2011 tarihinde yürürlüğe giren 5510 Sayılı Yasanın sigortalılık hallerinin birleşmesi başlıklı 53/1 maddesine ise “Sigortalının, 4.maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çakışması halinde, öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacağı” belirtilmiş ve aynı yasanın Geçici 33. maddesinde ise “Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla yapılan değişiklikler, bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten öncesi için uygulanmaz” hükmü getirilmiştir. İhtilaflı dönem itibariyle uygılanması gereken 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın 53/1 maddesinde “Sigortalının, 4.maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çakışması halinde, öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılacağı” bildirilmiştir. Ancak 30.4.2008 tarihinde bu yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa’nın geçici 17. maddesinde; “Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde,prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibariyla sigortalılığı durdurulur. Prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez. Ancak, sigortalı ya da hak sahiplaeri daha sonra müracaatları tarihindeki 80 inci maddenin ikinci fıkarasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.Sigortalılıkları önceki kanunlara göre durdurulanlar için de bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.Anılan Tebliğ 14.1.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunmaktadır. Somut olayda uyuşmazlık konusu dönemde davacının önceden başlayıp devam eden sigortalılığı 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalılık olup o tarihte yürürlükte bulunan 5510 sayılı Yasanın 53. maddesine göre bu sigortalılığa üstünlük tanımak gerekir. Yapılacak iş; 1.4.2007-18.12.2007 tarihleri arasında 258 gün, 22.2.2008-11.5.2008 tarihleri arasında 80 gün, 12.5.2008-30.05.2008 tarihleri arasında 19 gün, 5.7.2008-2.4.2009 tarihleri arasında 242 gün, 12.4.2009-26.2.2010 tarihleri arasında 315 günlük süreler dışındaki süreler yönünden 5510 sayılı Yasanın 82. maddesi uyarınca Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nden 2009 ve 2010 yıllarında davacının tarımsal faaliyetine ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan aylık ortalamasının prime esas günlük kazanç alt sınırının 30 katından az olup olmayacağını sormak, tarımsal faaliyeti nedeniyle davacının kazancını tespit etmek ve davacının 5510 sayılı Yasanın 6/1-(ı) bendi kapsamına girip girmediğini belirlemek, girmiyor ise 5510 sayılı Yasanın geçici 17. maddesi uyarınca davacının yaptığı prim ödemelerinin hangi tarihe kadar olan sigortalılık süresini karşıladığını davalı Kurumdan sormak,30.4.2008 tarihine kadar 5 yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunup bulunmadığını belirlemek, var ise davacının sigortalılığını, ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla durdurmak, prim borcuna ait sürelerin de sigortalılık süresi olarak değerlendirilmeyerek 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığa geçerlik tanımaktır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hatalı değerlendirme sonucu hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 01.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/12572, K. 2011/12042, T. 01.12.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-21-hukuk-dairesi-2010-12572-e-2011-12042-k-0a4b9fd7be30