Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/9596 E. 2026/4934 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/9596
- Karar No
- 2026/4934
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2243 E., 2025/1592 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma - Birleşen Nafaka İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye Aile Mahkemesi SAYISI : 2020/439 E., 2022/726 K.
Taraflar arasındaki boşanma ve tedbir nafakası davalarının yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın vekili tarafından asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası ile tazminatlara hükmedilmemesi, birleşen davada hükmedilen tedbir nafakasının miktarı yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Davalı-davacı kadın vekilinin birleşen nafaka davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz yoluna başvurulamaz. Temyize konu edilen miktarın, kesinlik sınırının altında kalması hâlinde 6100 sayılı Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre kadının temyizine konu nafaka miktarı 6100 sayılı Kanun'un 04.06.2025 tarih ve 7550 sayılı Kanun uyarınca değişik ek madde 1/2 hükmü gereğince dava tarihi (2020 yılı) itibari ile kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL ’nin altında kaldığı anlaşılmakla; kadın vekilinin birleşen nafaka davası yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı-davacı kadın vekilinin diğer yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-davacı kadın vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı-davacı kadın vekilinin birleşen nafaka davasına yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2.Davalı-davacı kadın vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Adli yardımdan yararlanması sebebiyle başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.