Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/2599 E. 2026/4885 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2599
- Karar No
- 2026/4885
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/217 E., 2025/310 K. DAVA TÜRÜ : Mal Rejiminden Kaynaklanan Davalar İLK DERECE MAHKEMESİ : Niğde 2. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/277 E., 2024/571 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı- davacı vekili tarafından tamamı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı davacı erkek vekilinin ... İli ... İlçesi ... Köyünde bulunan taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 219. maddesinde edinilmiş mallar, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleri olarak tanımlanmıştır.
TMK'nin 220. maddesinde de kişisel mallar sayılmış olup düzenlemeye göre, eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşyalar, mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri, manevî tazminat alacakları ve kişisel mallar yerine geçen değerler kişisel maldır.
TMK'nin 222/1. maddesi uyarınca, belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. TMK'nin 222/3. maddesi uyarınca da, bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş maldır.
Kural olarak, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar tasfiye edilir (TMK md. 235/1). Ancak edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde, artık değere katılma alacak miktarı hesaplanırken "eklenecek değerler" de göz önünde bulundurulur. TMK'nin 229. maddesine göre; eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar ile mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler mal rejiminin sona erdiği anda mevcutmuş gibi tasfiyeye dahil edilir.
Ayrıca, ispat yükü TMK'nin 6/1. maddesinde “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 190. maddesinde de, “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir./ Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklinde düzenlenmiştir.
Mahkemece ... İli ... İlçesi ... Köyünde bulunan taşınmazın davacı davalı kadın adına kayıtlı olmadığı, 3. Kişi adına kayıtlı olduğu, bu kapsamda davalı davacı erkeğin davasını ispat edemediği gerekçesi ile katılma alacağı talebinin reddine karar verilmiş ise de;
Tarafların 1983 yılında evlendiği, 08.07.2020 tarihinde açılan boşanma davası neticesinde boşandıkları ve boşanma kararının 06.12.2021 tarihinde kesinleştiği, ... İli ... İlçesi ... Köyünde bulunan taşınmazın satış sureti ile evlilik birliği içerisinde 19.08.2015 tarihinde davacı davalı kadın adına tescil edildiği ve edinilmiş mal statüsünde olduğu, mal rejiminin sona erdiği 08.07.2020 tarihinde de davacı davalı kadın adına kayıtlı olduğu ve Türk Medeni Kanunu'nun 235/1. maddesi uyarınca tasfiyeye tabi olduğu, bu taşınmazın davacı davalının kişisel malı olduğu hususu ispat edilemediği gibi, mal rejimi sona erdikten sonra taşınmazın 03.06.2021 tarihinde 3. Kişiye devredilmesinin de sonucu etkili bulunmadığı nazara alınarak, bu taşınmaz yönünden katılma alacağına hükmedilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, hükmün bozulması gerekmiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ... İli ... İlçesi ... Köyünde bulunan taşınmaz yönünden BOZULMASINA,
3.Davacı- davalı erkek vekilinin bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.