Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/873 E. 2026/6708 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/873
- Karar No
- 2026/6708
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/291 E., 2022/518 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi hâlinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre sanık bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 01.11.2016 tarihi itibarıyla duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 13.08.2020 günü yeniden işlemeye başladığı ve sanığın iddia olunan eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 143 maddelerinin gerektirdiği cezanın türü ve miktarına göre, aynı Kanun’un 66/1-d ve 67/4 maddeleri uyarınca olağan zamanaşımının 15 yıl, olağanüstü zamanaşımının ise 22... ay olduğu nazara alındığında zamanaşımı süresinin dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede; Mahkemenin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından önce mahkemece atanan sanık müdafiine usulüne uygun olarak duruşma gününü bildirir tebligat çıkartılıp duruşmadan haberdar edilmeden ve savunmasını sunma imkanı sağlanması gerektiği gözetilmeden, yokluğunda yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.