Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/5463 E. 2026/8779 K. – Güveni Kötüye

Konu: Güveni Kötüye Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2026/5463
Karar No
2026/8779
Karar Tarihi
Konu
Güveni Kötüye Kullanma

B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/627 E., 2025/262 K. SUÇ : Güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, "son duruşmaya gerek sanık müdafisinin gerekse sanık hazır bulunmadan hüküm kurulmasının savunma hakkını kısıtladığına, katılan şirket yetkilisinin beyanının sanığın savunmasından üstün tutulmasına, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmaması nedeniyle beraatine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyetine karar verilmesine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Sanığın Fabor Kuyumculuk isimli iş yerine punta görevlisi olarak suç tarihinden bir hafta önce işe başladığı, işletme müdürü ...'ın aşamalarda alınan beyanlarında iş yerinden 13.08.2018 tarihinde 10 gramlık altının çalındığını tespit ettikleri, 16.08.2018 tarihinde ise 9 gram 18 ayar altının kayıp olduğunu tespit ettikleri, şüphe üzerine sanığın üzeri arandığında 9 gramlık 18 ayar altın şarnel bileziğin ele geçirildiği, sanığın aracında yapılan aramada ise iş yerine ait gümüş bir adet bileklik, bir adet kolye ve bir adet kelepçenin bulunduğu, sanık kovuşturma evresindeki beyanında arabasında bulunan gümüş malzemeleri olaydan bir gün önce aldığını ikrar ettiği, cebinde bulunan altın bileziği ise olay günü dalgınlıkla cebine koyduğunu beyan ettiği nazara alındığında öncelikle sanığın katılan şirketteki çalıştığı süre zarfında çalıştığı pozisyon gereği davaya konu malların kendisine tevdi veya teslim edilip edilmediğinin araştırılması sonucuna göre iddianame ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 142/2-h ve 43. maddelerinin uygulanması talebiyle kamu davası açılması karşısında, 5271 sayılı CMK.nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet hükmü kurularak savunma haklarının kısıtlanması, 2.Sanığın kovuşturma evresindeki beyanında arabasında bulunan gümüş malzemeleri olaydan bir gün önce aldığını ikrar ettiği, cebinde bulunan altın bileziği ise olay günü dalgınlıkla cebine koyduğunu beyan ettiği nazara alındığında sanığın eylemini zincirleme şekilde gerçekleştirdiği hâlde, cezasından 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi ile artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre 3.Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nIn 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nIn 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, aleyhe temyiz istemi bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış haklarının gözetilmesine, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Bakırköy 37. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2026/5463, K. 2026/8779, T. 11.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2026-5463-e-2026-8779-k-21512c3f0be2