Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/5440 E. 2026/8749 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/5440
- Karar No
- 2026/8749
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1504 E., 2025/2063 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin "sanıkların kaçamaklı savunmalarda bulunduklarına, katılanların kamera kayıtlarını incelediklerinde sanıkları teşhis ettiklerine, tanıklar ... ve ...' un sanık ...'u teşhis ettiklerine, sanık ...'ın 09.04.2019 tarihli istinaf dilekçesinde de, eski model araçlara karşı zaafı olduğunu, şoför olarak böyle bir eyleme karıştığını, ücret talep etmediğini ikrar ettiği, kamera görüntüleri, tanıkların teşhis ve ifadeleri, katılanların kamera izleme ve ifade tutanakları, sanıkların kaçamaklı beyanlarından hırsızlık eylemine sanık ... ve ...'un da katılarak atılı suçu işledikleri sabit olduğu hâlde mahkûmiyetleri yerine beraat kararı verildiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1-Kolluk görevlilerince düzenlenen 11.01.2016 tarihli tutanak içeriğine göre, tanıklar ... ve ...'un sanık ...'u kesin ve net olarak teşhis ettikleri, tanıkların teşhis ettikleri diğer iki hükümlü hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına yönelik yapılan istinaf talebinin, sanıkların istinaf istemleri yerinde görülmeyerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği nazara alındığında sanığın üzerine atılı suçu işlediği kabul edilerek sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken sanıkların teşhis edilemediği belirtilerek sanığın beraatine karar verilmesi, 2-Sanık ...'ın aşamalarda alınan savunmalarında, üzerine atılı suçu işlemediğini beyan ettiği hâlde sanığın 09.04.2019 tarihli dilekçesinde eski model araçlara karşı zaafı olduğunu, şoför olarak böyle bir eyleme karıştığını, ücret talep etmediğini belirttiği nazara alındığında sanığın beyanları arasındaki çelişki giderildikten sonra gerekmesi hâlinde sanığın teşhise elverişli fotoğrafları usûlüne uygun olarak temin edilip, gerektiğinde büyütme ve netleştirme teknikleri de kullanılmak suretiyle kamera görüntülerindeki şahsın sanık olup olmadığı hususunda, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Daire Başkanlığından rapor alınarak sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.