Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/5147 E. 2026/10765 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2026/5147
Karar No
2026/10765
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2015/482 E., 2016/227 K. SUÇA SÜRÜKLENEN SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, suça sürüklenen çocuğun yokluğunda verilip suça sürüklenen çocuk müdafiine tefhim edilen kararı, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz etmediği, suça sürüklenen çocuğa ise kararın tebliğ edilmediği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.20 22... /16-573 Esas ve 2022/119 Karar sayılı kararında “Ceza yargılamasında adil yargılanma hakkının bir parçası olarak etkin başvuru yolu, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin (İHAS) 13. maddesi ve CMK’nm 34. maddesinin ikinci fıkrası, Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinin son cümlesi ile CMK’nm 35. maddesinin 2. fıkrasındaki düzenlemeler ve müdafii ile vekil arasındaki farklılıklar da gözetildiğinde; sanığın ve miidafısinin yokluğunda verilen hükmün müdafıden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerekmekledir.” şeklindeki kabul ve ilkeler göz önüne alındığında, gerekçeli kararın suça sürüklenen çocuğa da tebliğ edilmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında suça sürüklenen çocuğun öğrenme üzerine 19.01.2026 tarihli dilekçesiyle yaptığı eski hâle iade istemli temyizinin süresinde olduğunun kabulü gerektiği, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Suç tarihi itibarıyla 15 yaşını doldurup 18 yaşını tamamlamayan suça sürüklenen çocuğun şikâyetçinin sorumlusu olduğu mağazadan kıyafet çalması şeklindeki eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h ve 31/3. maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-d, 66/2 ve 67/4. maddelerinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımının, 29.03.2016 olan karar tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince Tebliğname’ye aykırı olarak, zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2026/5147, K. 2026/10765, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2026-5147-e-2026-10765-k-70e15c495705