Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/449 E. 2026/6305 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/449
- Karar No
- 2026/6305
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/139 E., 2025/956 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanması, onama, düzeltilerek onama
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 19.03.2025 tarihli ve 2025/139 Esas, 2025/956 Karar sayılı kararının, katılan ve sanık ... müdafîi tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Sanık ... müdafiinin temyiz başvurusu üzerine konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçları yönünden istemin reddine dair Bölge Adliye Mahkemesince verilen 24.04.2025 tarihli ek kararın 30.04.2025 tarihinde tebliğ edildiği ve sanık müdafiinin ek karara yönelik bir temyiz isteminin bulunmadığı, sanık müdafiinin 25.04.2025 tarihli dilekçesi ile sadece vekâlet ücreti yönünden kararı temyiz ettiği belirlenmiştir. I) Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik katılanın temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılanın temyiz isteminin, toplanan deliller ile sanıkların gerek DNA örnekleri gerekse fotoğrafları üzerinde yeniden karşılaştırma yapılması gerektiğine, tanık beyanlarının tekrar değerlendirilmesine, tanık ...'nın yeniden beyanına başvurulması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine ve istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, katılanın yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, II) Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılanın temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafîinin temyiz isteminin vekâlet ücreti ödenmesi gerektiğine yönelik olduğu, katılanın temyiz isteminin ise; toplanan deliller ile sanıkların gerek DNA örnekleri gerekse fotoğrafları üzerinde yeniden karşılaştırma yapılması gerektiğine, tanık beyanlarının tekrar değerlendirilmesine, tanık ...'nın yeniden beyanına başvurulması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/4. maddesinde yer verilen; “Beraat eden ve vekil veya müdafii ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini müdafii ile temsil ettiren sanık lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin ve katılanın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında kurulan hükme "Sanık kendisini 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen zorunlu müdafii ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kovuşturma için ödenen 17.900 TL maktu vekâlet ücretinden, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafii ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife uyarınca ödenen ücretin mahsubu ile bakiye kalan vekâlet ücretinin hazineden alınıp sanığa verilmesine," ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.