Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/4409 E. 2026/9070 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2026/4409
Karar No
2026/9070
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/50 E., 2025/753 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin "etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, müştekilerle uzlaşma sağlandığına, müştekilerin şikâyetçi olmadıklarına, müştekilerin zararlarının olmadığına, haksız yere indirimsiz ceza aldığına, samimi olarak suçunu anlattığına, pişman olduğuna"; sanık müdafiinin temyiz isteminin "bozma ilamında işaret edilen hususların tam olarak yerine getirilmediğine, sanığın zararı gidermesi nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, cezanın alt sınırdan uzaklaşılmasının gerekçesiz ve ölçüsüz olduğuna, hükmün gerekçesinin yetersiz olduğuna" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın bozma sonrası 18.11.2025 tarihinde alınan savunmasında şikâyetçi kurumun zararını giderdiğini belirttiğinin anlaşılması karşısında, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının tespiti bakımından, şikâyetçi kurumun zararının tümünün veya bir kısmının sanık tarafından giderilip giderilmediği araştırılarak ve bu hususta gerekirse şikâyetçi kurumun beyanı alınarak sonucuna göre, sanık hakkında hüküm kurulması gerekirken eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere dava dosyasının aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca İstanbul 34. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2026/4409, K. 2026/9070, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2026-4409-e-2026-9070-k-cf5dfd475ba0