Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/7111 E. 2026/11456 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/7111
- Karar No
- 2026/11456
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1085 E., 2024/44 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin reddine dair 20.02.2024 tarihli ek kararın usulüne uygun tebliğe rağmen temyiz edilmediği ve sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, sanık hakkında şikâyetçi ...'e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; I) Sanığın, hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanığın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 11.01.2024 tarihli ve 2023/1085 Esas, 2024/44 Karar sayılı kararına karşı, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE,
II) Sanık müdafiinin, sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, somut olayın özelliklerine göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesinde düzenlenen değer azlığı hükümleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın, şikâyetçiye ait olan ayakkabıları çalması şeklinde gerçekleşen somut olayda, şikâyetçinin toplam zararının 600,00 TL olduğunu beyan ettiği dikkate alındığında, suç tarihi itibarıyla suça konu eşyaların değerinin az kabul edilmesinin olanaklı olmadığı gözetilmeden sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesi uyarınca uygulama yapılmak suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması ve koşullu salıverilme hükümlerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve ikinci kez tekerrüre esas alınan Ankara 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.06.2018 tarihli ve 2018/9 04... /978 Karar sayılı ilâmında birden fazla suçtan hükümlülük kararı bulunması karşısında; 5275 sayılı Yasa'nın 108/2. maddesi gözetilerek, en ağır cezaya ilişkin hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerekirken, ilâmın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine “Ankara 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.06.2018 tarihli ve 2018/9 04... /978 Karar sayılı ilâmına konu hırsızlık suçundan verilmiş 2 yıl 1 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınarak sanık hakkında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" karar verilmek suretiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 30. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.