Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/324 E. 2026/6180 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2026/324
Karar No
2026/6180
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1649 E., 2020/953 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik olduğu; sanık ...'un temyiz isteminin ise hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; I - Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 04.06.2020 tarihli ve 2019/1649 Esas, 2020/953 Karar sayılı kararının sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanık hakkında, Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.04.2019 tarihli ve 2017/642 Esas, 2019/363 Karar sayılı kararı ile konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/4, 119/1-c ve 62. maddeleri uyarınca kurulan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları” nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ...'un temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin "sanığın yargılamaya konu suçlara iştirak etmediği yönündeki beyanları ile diğer sanık ve tanıkların doğrudan görgüye dayanmayan beyanları arasında, gerçeği söylemediğinin ispatı açısından aleyhe herhangi bir çelişkinin söz konusu olmadığına, sanıklar arasında menfaat çatışması olduğu da ortadayken diğer sanıkların beyanlarına itibar edilerek cezaya hükmolunmasının ceza yargılamasının evrensel ilkeleri açısından yerinde olmadığına, suçlamaları kabul etmemekle birlikte sanığın eyleminin hukuka aykırılık teşkil ettiği düşünülse dahi asli fail olarak değil yardım eden olarak cezalandırılması gerektiğine, sanığın içinde bulunduğu aracın arandığına, araçta bulunan eşyalara el konulduğuna, ancak yazılı bir arama ya da el koyma emri olmamasına rağmen el koyma konusunda süresi içerisinde alınmış hakim kararının dosyada bulunmadığına"; sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin, "sanığın savunmalarının aksine, üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, dosya kapsamında sanığın olay yeri inceleme raporlarında hiçbir surette parmak izine rastlanmadığına ve kamera kaydı da bulunmadığına, işlemediği bir suçtan dolayı verilen cezanın ağır olduğuna, uzlaşma ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandırılmadığına", sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğuna, olay tarihinde sanığın Bursa’da bulunmadığına, Adapazarı’nda bulunduğuna, dosya içerisinde yer alan gerek mağdur beyanları ile gerekse de görgü tanıklarının ifadeleri ile de sanığın olay yerinde olduğuna ve üzerine atılı suçu işlediğine dair herhangi bir beyan ve/veya ifade de yer almadığına, kaldı ki, dosyada toplanan deliller kapsamında da sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair yeterli ve şüpheden uzak delil bulunmadığına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 20.03.2017 olan suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında 11.03.2017 olarak yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiştir.

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ...'un, sanık ...'in ve sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2026/324, K. 2026/6180, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2026-324-e-2026-6180-k-af8eaa652c70