Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/6548 E. 2025/14008 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/6548
- Karar No
- 2025/14008
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2021/190 E., 2022/239 K. SUÇ: Hırsızlık Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.04.2025 tarihli ve KYB-2025/49346 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; 1- Her ne kadar anılan Mahkemesince, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak takdiren ceza tayin edildiği belirtilerek, temel ceza olarak suç tarihi itibariyle sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e maddesindeki alt sınırdan 3 yıl hapis cezası belirlenmiş ise de; sanığın cezalandırılmasına konu eylemin suç tarihinin 24/05/2014 olduğu, fiilin işlendiği tarihte yürürlükte olan Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-e maddesinde bu eylem için öngörülen cezanın alt sınırının 2 yıl hapis cezası olması karşısında, suç tarihinden sonra 6545 sayılı Kanun ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun’un 142/1-e maddesi uyarınca eylem için öngörülen alt sınır olan 3 yıl temel ceza belirlenerek, sanık hakkında fazla cezaya hükmedilmesinde, 2- 6545 sayılı Kanun'un 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 63. maddesi ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143. maddesindeki artırım oranının ''Üçte birine kadar'' yerine ''Yarı oranında'' şeklinde değiştirildiği, sanığın gece vakti nitelikli hırsızlık suçunu 24/05/2014 tarihinde işlediği cihetle, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesinde düzenlenen ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' şeklindeki hüküm de göz önüne alındığında; sanık hakkında belirlenen temel ceza üzerinden 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesine göre en fazla 1/3 oranında artırım yapılabileceği gözetilmeden, yarı oranında artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayin olunmasında, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 6545 sayılı Kanun'un 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 63. maddesi ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143. maddesindeki artırım oranının ''Üçte birine kadar'' yerine ''Yarı oranında'' şeklinde değiştirildiği, dolayısıyla söz konusu düzenlemenin suç tarihinden sonra yürürlüğe girdiğinin anlaşılması karşısında, aynı Kanun'un 7/2. maddesinde düzenlenen ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' şeklindeki hüküm de göz önüne alındığında; sanık hakkında belirlenen temel ceza üzerinden aynı Kanun'un 143. maddesine göre en fazla 1/3 oranında artırım yapılabileceği gözetilmeden, yarı oranında artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Dosya kapsamına göre, her ne kadar sanık hakkında; suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar göz önüne alınarak takdiren alt sınırdan ceza tayin edildiği belirtilerek, temel ceza olarak suç tarihi itibarıyla sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e maddesindeki alt ve üst sınır içerisinde bulunan 3 yıl hapis cezası belirlenmiş ise de; sanığın cezalandırılmasına konu eylemin suç tarihinin 24.05.2014 olduğu, fiilin işlendiği tarihte yürürlükte olan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e maddesinde bu eylem için öngörülen cezanın alt sınırının 2 yıl hapis cezası olması karşısında, suç tarihinden sonra 6545 sayılı Kanun ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun’un 142/1-e maddesi uyarınca eylem için öngörülen alt sınır olan 3 yıl temel ceza belirlenerek, sanık hakkında fazla cezaya hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Aliağa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.03.2022 tarihli ve 2021/190 Esas, 2022/239 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin Yerel Mahkemece yerine getirilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.