Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/14072 E. 2026/8066 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2025/14072
Karar No
2026/8066
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/102 E., 2025/424 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, “akıl hastalığı nedeniyle ceza verilemeyeceğine ve suç vasfının yanlış tayin edildiğine” yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2019 tarihli, 2018/250 Esas, 2019/330 Karar sayılı dosyasında verilen hükme yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 24.02.2020 tarihli ve 2019/1521 Esas, 2020/507 Karar sayılı kararı ile "sanığın hırsızlık suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığının tespiti bakımından, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi'nden rapor alınması gerektiği halde, çelişkili raporlar ile yetinilerek sanığın hükümlülüğüne karar verilmiş olması, sanığa eksik ceza verilmesi, sanık hakkında TCK'nın 142/2-d maddesinin uygulanması gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek TCK'nın 142/2-h maddesinin uygulanması" gerekçeleri ile hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2021 tarihli, 2020/537 Esas, 2021/174 Karar sayılı dosyasında verilen hükme yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 24.02.2022 tarihli ve 2022/299 Esas, 2022/355 Karar sayılı kararı ile "sanığın bozmaya karşı beyanının alınmaması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakka konu olan, 4 Yıl 14... Gün hapis cezası üzerinden infaz edilmesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sanığın 4 Yıl 14... Gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi " gerekçeleri ile hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2022 tarihli, 2022/541 Esas, 2022/1190 Karar sayılı dosyasında verilen hükme yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 30.11.2022 tarihli ve 2022/3720 Esas, 2022/2464 Karar sayılı kararı ile "sanığın dava dosyası ve tüm tedavi evrakları ile birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'na sevk edilerek, Adli Tıp Genel Kurulu'nda muayenesi yapıldıktan ve gerekmesi halinde bir süre gözetim altına alındıktan sonra, suçu işlediği sırada ve şimdiki hali itibariyle akli durumu ve ceza ehliyeti ile ilgili olarak TCK'nın 32/1-2. maddesi kapsamında rapor alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakka konu olan, 4 Yıl 14... Gün hapis cezası üzerinden infaz edilmesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sanığın 4 Yıl 14... Gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi " gerekçeleri ile hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin bozma kararlarında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 24.02.2020 tarihli ve 2019/1521 Esas, 2020/507 Karar sayılı kararının; bozma üzerine Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2021 tarihli, 2020/537 Esas, 2021/174 Karar sayılı kararının; bu karara ilişkin yapılan istinaf incelemesi sonucunda verilen Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 24.02.2022 tarihli ve 2022/299 Esas, 2022/355 Karar sayılı bozma kararının ve bu ikinci bozma kararı üzerine verilen Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2022 tarihli, 2022/541 Esas, 2022/1190 Karar sayılı kararının; bu karara ilişkin yapılan istinaf incelemesi sonucunda verilen Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 30.11.2022 tarihli ve 2022/3720 Esas, 2022/2464 Karar sayılı bozma kararının ve bu üçüncü bozma kararı üzerine verilen Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.06.2024 tarihli, 2022/2566 Esas, 2024/1100 Karar sayılı kararının; hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2025/14072, K. 2026/8066, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2025-14072-e-2026-8066-k-c2f32560723b