Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/1186 E. 2026/9308 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1186
- Karar No
- 2026/9308
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/407 E., 2024/465 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen kararın; 7165 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafîinin temyiz isteminin; sanığın istikrarlı savunmaları ile suçu kabul etmediği, suça sürüklenen çocukların atfı cürüm niteliğindeki beyanları dışında bir delil bulunmadığı, kamera görüntülerinden suçu işleyenlerin kim olduklarının anlaşılamadığı, parmak izi ve HTS kaydının incelenmediği, eksik araştırma ile karar verildiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın atılı suçu işlemediği yönünde aşamalarda değişmeyen savunmada bulunduğu, 01.10.2016 tarihli CD inceleme ve çözüm tutanağında; kameraya yansıyan beyaz tişörtlü şapkalı olan şahsın sanık olduğunun belirtildiği, temyiz dışı suça sürüklenen çocukların kamera kayıtlarındaki diğer kişinin sanık olduğunu söyledikleri, ......lığı Kriminal Daire Başkanlığının 31.03.2017 tarihli uzmanlık raporunda; ortamdaki ışık şiddetinin yetersiz olduğu, güvenlik kameralarından kaynaklı görüntülerde bozulmaların oluştuğu, kameraların şahısların eşkalini tespit edebilecek uygun yakınlık ve pozisyonda olmadığı; görüntülerin niteliklerinden dolayı görüntülerdeki şahısların yüz karşılaştırması için gerekli olan detay elde edilemediğinden mukayese fotoğrafları gönderilen şahısların görüntülerde yer alan şahıslar olup olmadığına yönelik talep edilen incelemenin yapılamadığının" bildirilmiş olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın olay tarihi itibarıyla tespit olunan tüm cep telefonu numaralarına ilişkin olarak suç tarihi ile bir gün öncesi ve bir gün sonrasını kapsar şekilde aranan, arayan numaralar ile görüşme sürelerini ve baz istasyonlarını gösterir ayrıntılı HTS kayıtlarının ilgili GSM operatörlerinden temin edilerek, mezkûr kayıtların bilirkişiye incelettirilmesi ve sanığa ait cep telefonlarının olay mahallinde sinyal verip vermediği; vermiş ise sürelerinin tespit edilmesi ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun taktir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeple 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Söke 3. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.