Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/10126 E. 2026/7394 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2025/10126
Karar No
2026/7394
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/734 E., 2025/450 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama, bozma

Suça sürüklenen çocuklar ve sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 31/2. maddelerinde belirtilen suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-d, 66/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan 02.06.2016 tarihli mahkûmiyet hükmünden itibaren 23.05.2025 tarihli hüküm tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu gözetilerek, davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesi kararı yerine yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, II.Sanık ... Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, III.Sanık ... Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Kazanılmış hak nedeniyle uygulama yapılırken hüküm fıkrasında 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesinin uygulama maddesi olarak yazılmaması, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiş; dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmiş bulunmasına göre, aynı Kanun'un 53/4. maddesi uyarınca sanık hakkında aynı Kanun'un 53/1. maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün, bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasından, "sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına" ilişkin bölümün çıkartılmasına karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

IV.Suça Sürüklenen Çocuk ... hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Dairemizin 06.10.2021 tarihli ve 2021/15714 Esas, 2021/16034 Karar sayılı bozma ilâmının "III-1. No'lu" bendinde, "Suça sürüklenen çocuk ... hakkında dosya içerisinde bulunan sosyal inceleme raporunda, suça sürüklenen çocuğun % 50 oranında zihinsel engelli raporunun bulunduğu, yapılan zeka testinde “sınırda zeka geriliği” olduğunun tespit edildiğinin belirtilmesi karşısında, atılı suçları işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını anlama ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini azaltacak derecedeki akıl zayıflığının etkisi altında olup olmadığı, 5237 sayılı TCK'nın 32. maddesi kapsamında cezai ehliyetini etkileyen akıl hastalığının bulunup bulunmadığı konusunda, dosya içerisindeki sosyal inceleme raporu da eklenerek, Adli Tıp Kurumunun ilgili İhtisas Dairesinden ya da Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanelerinden rapor aldırılıp sonucuna göre, suça sürüklenen çocuk ...’in hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması," gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde suça sürüklenen çocuk hakkındaki raporun Adli Tıp Kurumu veya Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi yerine ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınması ile rapor istenirken dosya içerisindeki suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen sosyal inceleme raporunun ilgili sağlık kuruluşuna gönderilmemesi suretiyle eksik incelemeyle ve yetersiz sağlık raporuyla yazılı şekilde karar verilmesi, 2. Kabule göre de; Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma kararından önce kurulan 02.06.2016 tarihli ilk hükümde hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesi ve hükmün sadece suça sürüklenen çocuk ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 06.10.2021 tarihli ve 2021/15714 Esas, 2021/16034 Karar sayılı ilâmıyla cezai ehliyete ilişkin rapor aldırılması ve değer azlığı hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle bozulması karşısında, bozma ilâmı öncesindeki erteleme kararının suça sürüklenen çocuk lehine kazanılmış hak oluşturduğu nazara alınarak suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen hapis cezasının ertelenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2025/10126, K. 2026/7394, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2025-10126-e-2026-7394-k-ce0c787ebdd2