Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/8020 E. 2026/10648 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/8020
Karar No
2026/10648
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2333 E., 2024/727 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin; ''Yargılama sürecinin başlangıcından itibaren sanığın samimi bir şekilde pişmanlığını dile getirdiğine, zararın giderimi için sanığın çabaladığına, ancak ceza evinde olmasının bu süreci uzattığına ve zorlaştırdığına, zarar giderimi için uygun bir süre verilmediğine, Mahkemece usulüne uygun bir zarar miktarı belirlemesi yapılmadığına, belirtilen miktarlara ilişkin bir delil sunulmamasına rağmen sadece katılanın beyanının dikkate alındığına, suça konu malın gerçek değerinin az olduğuna, TCK'nın 145. maddesinin uygulanması gerektiğine, somut olayda ve dosyada buna gerekçe gösterilecek bir unsur bulunmasına rağmen alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğuna, lehe olan TCK'nın 62/1. maddesinin sanık hakkında uygulanmamasının hukuka aykırılık teşkil ettiğine, tekerrür hükümlerinin koşullarının oluşmadığına, hükmün bozularak öncelikle sanığın beraatine karar verilmesine, aksi halde tüm lehe hükümlerin uygulanmasına karar verilmesine'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi gereğince koşullu salıverilmemesine karar verilemeyeceğinin gözetilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasından "5275 sayılı yasanın 108/3 maddesi gereği sanığın koşullu salıverilmemesine,'' ibaresinin çıkartılmasına, karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan karara yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 55. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/8020, K. 2026/10648, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-8020-e-2026-10648-k-03f8cd45e360