Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/8019 E. 2026/10657 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/8019
Karar No
2026/10657
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3632 E., 2024/958 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararı kaldırılarak, beraate karar verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; katılan vekilinin temyiz isteminin; ''Sanığın savcılık tarafından alınan ifadesinde suçu işlemediğini, 25.02.2022 tarihi saat 15.00-16.00 sıralarında cezaevine girdiğini beyan ettiğine, ancak aynı ifadede olay araştırma ve tespit tutanağında kendisinin tespit edildiğini de dolaylı yönden ikrar ettiğine, kolluk ekipleri tarafından ihbar üzerine yapılan tahkikatta olay yeri görüntü izleme tutanağının hazırlandığına ve bu tutanakta sanığın tespit edildiğine, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik beyanda bulunduğuna, sanığın savunmasının samimi olmadığına, suç tarihinde suçun işlendiği vakitte sanığın henüz cezaevine girmediğine, sanığın savunmasına itibar edilmemesi gerektiğine, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin aynı rapor üzerinde birbirinin tam zıttı nitelikte yorum yaptıklarına, birlikte bilirkişi raporunun görüntüdeki şahsın sanık olup olmadığının tespiti için yeterli olmadığı yönündeki kararı kabul edilse dahi bu durumda maddi gerçek tam olarak aydınlatılmadığından kovuşturma kapsamının genişletilmesi ve yeni delillerin araştırılması gerektiğine, sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmesine'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın kendisinin suç işlemediğine ve kamerada görünen şahsın kendisi olmadığına dair savunması karşısında; olay sonrası kamera incelemesi yaparak 25.02.2022 tarihli Olay, Araştırma, Görüntü İzleme ve Tespit Tutanağı ile ''bahse konu kamera görüntüsünde ... biz görevlilerce tanınmış, ...'in bölgemizde sıklıkla hırsızlık olaylarına karışan ve çok sayıda hırsızlık suçundan suç kaydı bulunan .... T.C. kimlik numaralı ... olduğu anlaşılmış,'' şeklinde sanığı belirleyen kolluk görevlilerinin, sanığı hangi özellikleri ve kendilerinin vukufiyetleri sebebiyle belirledikleri konusunda dinlenmeden ve kamera görüntülerinin yetersiz olduğuna ilişkin rapor sonrası sanığın muhtelif mesafe ve açılardan yüksek çözünürlükte fotoğrafları temin edilerek, olaya ilişkin kamera görüntüleri ile birlikte ... Genel Müdürlüğü, Jandarma Komutanlığı ... Başkanlığı, ...Dairesi Başkanlığı ya da...Başkanlığı gibi görüntü iyileştirme teknikleri uygulama imkânına sahip bilirkişilere gönderilip, kamera görüntülerinin mümkün ise görüntü iyileştirmesi de yapılmak suretiyle, bu görüntüler ile sanığın fotoğrafları arasında karşılaştırma yapılmasının sağlanıp bahse konu görüntülerdeki kişinin sanık olup olmadığına ilişkin rapor aldırılmadan eksik inceleme sonucunda duruşma açılmaksızın yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/8019, K. 2026/10657, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-8019-e-2026-10657-k-2d096c53cd87