Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/7926 E. 2026/11016 K. – İş Yeri Dokunulm
Konu: İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/7926
- Karar No
- 2026/11016
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/248 E., 2024/746 K. SUÇ : İş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından verilen mahkûmiyet, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik O yer Cumhuriyet savcısı, sanık ve müdafiinin istinaf istemleri üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 03.05.2023 tarihli ve 2023/904 Esas, 2023/1322 Karar sayılı kararı ile yapılan istinaf incelemesi neticesinde hırsızlık suçu yönünden sanığın savunmasının talimat yasağına aykırı olarak alınması, mala zarar verme suçu yönünden sanığa zarar giderme olanağı sağlanarak sonucuna göre etkin pişmanlık koşullarının değerlendirilmesi gerekmesi, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden ise sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kalan iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunu oluşturmasına rağmen beraatine karar verilmesi gerekçeleriyle mahkûmiyet ve beraat hükümlerinin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği ve Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin yasal dayanağı bulunmadığı, böylece sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükmün temyizi kabil olduğu gözetilerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin "sanığın yargılama süresince göstermiş olduğu iyi tutumun göz önüne alınmadığına, lehine olan hükümlerin uygulanmadığına, maddi zarar ve şikâyet bulunmadığı hususlarının dikkate alınmadığına, sanığın atılı suçu işlediğine dair herhangi bir somut delil bulunmadığına ve beraatine karar verilmesi gerektiğine, istinaf kaldırma kararı sonrasında katılanın yeniden beyanının alınmamasının usul ve esas yönünden hatalı olduğuna, istinaf kararının gerekçeli ve açıklayıcı olmadığına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede, Sanığın, UYAP’tan temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 21.09.2025 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca, ölüm nedeniyle hakkında düşme kararı verilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan sebeple 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, aynı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince ölüm nedeniyle DÜŞÜRMESİNE, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.