Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/77 E. 2025/15392 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/77
- Karar No
- 2025/15392
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/637 E., 2023/419 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Yokluğunda verilen kararın, katılanın kendisini vekil ile temsil ettirmesi nedeniyle 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca vekile tebliğ edilmesi gerektiği halde katılana tebliğ edildiği ve böylece yapılan tebligatın usulsüz olduğu ve katılan vekilinin 11/10/2023 tarihli temyiz dilekçesinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğunun kabulü ile yapılan incelemede: Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e, 143,168/1,62. maddelerine göre belirlenen 2 kez 1 yıl 3 ay hapis cezasının, kazanılmış hak gözetilip sonuç olarak 1 yıl 3 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, sanık hakkında 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş olması karşısında, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan hüküm fıkrasından ".. 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresi çıkarılarak yerine ".. sanığın cezasının 1 yıl 3 ay hapis cezası üzerinden infazına" ibaresi ve “Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi gereğince 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan kuruma verilmesine” hükümlerinin eklenmesine karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.