Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/6668 E. 2026/11945 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/6668
- Karar No
- 2026/11945
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3978 E., 2024/129 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, "kamera görüntülerindeki şahsın kendisi olmadığına, olay tarihinde Karabük'te olduğuna, üzerine atılı suçu işlememesi nedeniyle hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak: 1-Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçu işlemediğini savunduğu, UYAP üzerinden yapılan incelemede 22.03.20 22... .05.2022 tarihleri arasında ... Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan sanığın, 06.05.2022 tarihinde işlediği iddia olunan hırsızlık suçunun faili olup olmadığının, sanığın suç tarihinde cezaevinden firar edip etmediği veya izinli gönderilip gönderilmediği saptandıktan sonra ve yine dosya içerisinde bulunan ekli evrakta şikâyetçinin motosikletinin 25.05.2022 tarihinde motosiklet hırsızlığı yaptığı bilinen ... ...'ün kullanımında bulunduğu, ... ...'ün 25.05.2022 tarihli ifadesinde dosyaya konu motosikleti 20 gün kadar önce ... ilçesinde tam yerini hatırlamadığı, ismini bilmediği eski motor satan ve tamir yapan şahıstan satın aldığını beyan ettiği, dosya içerisinde alınan bilirkişi raporlarında sanığın alın genişliği, alındaki saç çıkış sınırı, kafatası formu, kulak kepçesinin kıvrıklığı, yanak yüzey genişliği, sakal bıyık kökü dağılımı, burun ucu düşüklüğü, omuz genişliği, kafatası formu, ortalama kilo bakımından uyumlu olduğu ancak Ulusal Kriminal Büro tarafından düzenlenen raporda kamera kayıt kalitesi düşüklüğü ve açı uygunsuzluğu nedeni ile yüz organlarına ilişkin detaylar bakımından ileri dereceli inceleme yapılamayacağından karşılaştırılanların aynı kişiler olup olmadıklarına dair kanaat bildirilemediği de nazara alındığında suç eşyası ile yakalanan ve suça konu eşyayı nereden temin ettiğine ilişkin net cevap veremeyen ... ...'ün ve sanığın çeşitli açılardan çekilen ve dosya arasında bulunan teşhise esas fotoğrafları ile CD görüntülerinin bu konuda uzman Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Daire Başkanlığına, ... Kriminal Laboratuvarına veya TRT Kurumuna gönderilip olay anını gösteren kamera kayıtlarının büyütme ve netleştirme teknikleri de kullanılmak suretiyle, görüntüler değerlendirilerek sanığın hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre 2-Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan İstanbul Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2021 tarihli ve 2020/426 Esas, 2021/78 Karar sayılı ilâmında birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu gözetilerek, bu cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilamın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 21. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.