Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/433 E. 2026/11936 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2026/433
Karar No
2026/11936
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2336 E., 2025/2751 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜM : İlk derece mahkemesi mahkûmiyet kararınının kaldırılarak beraat hükümleri kurulması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

I- Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-d. maddesi uyarınca, "ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 5271 sayılı Kanun'un 272/3. maddesi kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarının" temyizi mümkün olmadığından sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II- Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 19. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz isteminin, "olay yerinde bulunan 3 adet peçete ve 1 adet spatuladan elde edilen biyolojik izlerin sanığın DNA’sıyla uyumlu delil elde edildiği, buna göre yerel mahkemenin hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf talebinin esastan reddi ile mahkûmiyet kararının onanması yerine, sanığın bu suçlardan beraatine karar verilmesine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak verilen kararların hukuka uygun bulunduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Büyükçekmece 12. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2026/433, K. 2026/11936, T. 22.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2026-433-e-2026-11936-k-57f83566fcbf