Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/6506 E. 2025/16457 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/6506
Karar No
2025/16457
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/240 E., 2023/1234 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 11.02.2020 tarihli bozma ilâmından önce verilen ve sadece sanık tarafından temyiz edilen 30.09.2015 tarihli kararda, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 160/1. maddesi uyarınca hükmolunan sonuç cezanın 2 ay hapis cezası olduğu, bozma ilâmı sonrasında yapılan kovuşturmada yeni hüküm kurulurken sanığın eylemine uyan maddeler uygulandıktan sonra sonuç ceza belirlenip, sanık hakkında 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gereği bozma sonrası hükmedilen 5 yıl hapis cezasının sonuç olarak 2 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, 2. İlk bozma ilâmı öncesi kurulan 30.09.2015 tarihli hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiği ve bu hükümde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanmamış olduğu anlaşılmakla, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sonrası kurulan hükümde 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesinde belirtilen kazanılmış hak gözetilmeden sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasına "1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle, sanık hakkında hükmolunan 5 yıl hapis cezasının 2 ay hapis cezası üzerinden infazına" cümlesinin eklenmesi ve hüküm fıkrasından sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/6506, K. 2025/16457, T. 24.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-6506-e-2025-16457-k-b4a9c132139f