Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/5836 E. 2024/17863 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/5836
- Karar No
- 2024/17863
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/45 E., 2016/938 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I-Sanıklar ..., ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik katılan kurum vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, II-Sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanığın, katılan kurum vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 1-Dosya içerisinde bulunan olay yeri inceleme raporu ve olay yerine ilişkin fotoğrafların bulunduğu CD kaydına göre sanığın ...Endüstri Meslek Lisesinin bahçesinde bulunan Atatürk büstünü ve kaide kısmında bulunan "Ne Mutlu Türküm Diyene" yazısı ile Mustafa Kemal Atatürk'ün kabartma imzasını çalması şeklindeki eyleminin, suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek 5237 sayılı Kanun'un 142/1-a maddesi ile uygulama yapılması, 2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması ve müdafii huzurunda savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın, katılan kurum vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.