Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/4823 E. 2025/6235 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/4823
Karar No
2025/6235
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1434 E., 2019/3013 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu (İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h ve 143/1 maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezasına, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan aynı Kanun'un 116/2-4 ve 119/1-c maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasına, mala zarar verme suçundan aynı Kanun'un 151/1 maddesi uyarınca 6 ay hapis cezasına hükmedildiği, sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince duruşma açılmaksızın İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanığın atılı suçlardan beraatine karar verildiği anlaşılmakla, hükümlerin temyizi kabil olduğu), 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz isteminin "tanık ...'ın anlatımı, hırsızlık yapılan iş yerine ait güvenlik kameralarında yer alan ve Bilirkişi Raporunda şüpheli 1 olarak gösterilen kişinin sanık olabileceğinin belirtilmiş olması, sanık ...'ın suçtan elde edilen eşyaları kendi iş yerine, sanık ve arkadaşları tarafından getirildiğini ifade etmiş olması, tanık ...'nun kendisine sigaraları getirip satan kişiyi, tanık Yusuf olarak tehşis etmesi göz önüne alındığında, sanık ...'ın açık kimliği saptanamayan bir kişi ile birlikte gece sayılan zaman dilimi içerisinde bahse konu eylemi gerçekleştirdiğine, İlk Derece Mahkemesinin kararının isabetli olduğuna" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Hüküm başlığında atılı suçların isimlerinin uygulama maddeleri ile beraber gösterilmesi karşısında tebliğnamedeki (2) no'lu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Ancak; Sanığın aşamalardaki savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi, suça konu iş yerinde bulunan güvenlik kamera görüntülerinden hareketle aldırılan Bilirkişi Raporuna göre, görüntülerdeki şahsın "mümkün" derecesinde sanık olabileceğinin belirtilmesi karşısında, sanığın teşhise elverişli fotoğrafları usûlüne uygun olarak temin edilip, gerektiğinde büyütme ve netleştirme teknikleri de kullanılmak suretiyle kamera görüntülerindeki şahsın sanık olup olmadığı hususunda, Emniyet Genel Müdürlüğü veya Jandarma Komutanlığı Kriminal Dairesi Başkanlığı Laboratuvarından veya Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Daire Başkanlığından rapor alınarak ve sanığın suç tarihi ve saatinde kullandığı cep telefonu numarasından hareketle telefonunun hangi baz istasyonundan sinyal aldığının tespitine yönelik olarak HTS kayıtlarının tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğneme'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/4823, K. 2025/6235, T. 14.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-4823-e-2025-6235-k-9521e66123c4