Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/533 E. 2024/21156 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/533
- Karar No
- 2024/21156
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1178 E., 2023/1650 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER:İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması hususları tartışılmayarak ve ayrı ayrı karara bağlanmayarak, eksik inceleme sonucu mahkumiyet kararı verildiğine; sanık ... müdafinin temyiz isteminin ise, sanık hakkında verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğuna, yeterli inceleme yapmaksızın ve pişmanlık hükümleri uygulamadan müvekkiline en üst sınırdan ceza verildiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanık ...'a yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-d ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, sanık ...'ın müdafii olmadan savunmasının alındığı, Mahkemece müdafii atandıktan sonra müdafii huzurunda 5271 sayılı Kanun'un 191 ve 147. maddeleri kimlik tespiti yapılıp, yasal hakları hatırlatılarak, iddianame okunarak yeniden savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş sanık ... müdafiinin ve sanık ... müdafinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca Manavgat 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.