Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/4816 E. 2025/1506 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/4816
Karar No
2025/1506
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/271 E., 2014/1087 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, onama, bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanığın yokluğunda verilen mahkûmiyet hükümlerinin tebliği sırasında cezaevinde bulunan sanığa karar içeriğinin okunup anlatılmak suretiyle tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunduğu, ancak cezaevi idaresince sanık hakkında düzenlenen 07.01.2015 tarihli tebligat belgesi içeriğine göre gerekçeli kararın sanığa "okumak/almak" şeklinde tebliğ edildiği, bu işlemin aynı Kanun'un 35/3. maddesinde öngörülen usûle uygun olmayıp geçersiz olduğu, ayrıca hükmün yasa yolu bildiriminde sanığa 5271 sayılı CMK'nın 263. maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi suretiyle yanıltıldığı, bu nedenle 27.05.2021 tarihli dilekçe ile hükümleri temyiz eden sanığın temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği süresinde olduğunun kabulü gerektiği, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I - Mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde, Sanığın mala zarar verme suçundan yargılama konusu eylemine uyan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1. maddesinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık zamanaşımının, 09.12.2014 olan mahkumiyet tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, II - Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde, Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, III - İş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde, Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak, Sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde sayılan nesnel ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği, sanığın adli sicil kaydına göre daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunmadığı, adli sicil kaydındaki ilamların hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olduğu, dolayısıyla 17.03.2014 olan suç tarihinin, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 231/8. maddesi 2. cümlesiyle getirilen değişiklik tarihinden önce olduğu da gözetilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı CMK'nın 231/6-a maddesinde gösterilen “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel koşulunun bulunduğu gözetilerek, sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen, “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel (sübjektif) koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “Sanığın getirtilen sabıka kaydından hakkında daha önce yapılan yargılamalarda HAGB kararı verildiği anlaşıldığından ” biçimindeki yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/4816, K. 2025/1506, T. 04.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-4816-e-2025-1506-k-a1952dceedaf