Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/4364 E. 2026/9574 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/4364
Karar No
2026/9574
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3532 E., 2023/3345 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ...'in temyiz isteminin "en başından beri suçlamayı kabul etmemesine rağmen sabıka kaydı uyarınca tarafına ceza verildiğine"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "sanığın katılanın şahsına ya da eşyasına yönelik bir eylemde bulunmadığına, yağma ya da hırsızlık suçlarının maddi unsurlarının oluşmadığına, eşyaları diğer sanık ...'ın aldığına, eksik araştırma yapıldığına, şüphenin tam olarak giderilmediğine, yalnızca katılanın soyut beyanına dayanılarak hüküm verildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gözetilmeden en üst sınırdan ceza verildiğine, indirim hallerinin dikkate alınmadığına"; sanık ...'ün temyiz isteminin "5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesinde düzenlenen suçun alt sınırı nazara alındığında duruşmada hazır bulundurulmadığına, katılanın geldiği duruşmada hazır bulundurulmayarak savunma hakkının kısıtlandığına, atanan müdafii ile bir araya gelip görüşme imkanı sağlanmadığına, talimat yasağına aykırı olarak savunmasının alındığına, duruşmaya katılma taleplerinin cevapsız kaldığına"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise "Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçeden yoksun olduğuna, kararın gerekçesiz olmasının kesin hukuka aykırılık olarak değerlendirildiğine, sanığın hırsızlık suçunu işlediği yönündeki beyanların soyut iddialar olduğuna, yalnızca katılanın beyanları esas alınarak hüküm kurulduğuna, paranın gerçekten var olup olmadığı hususunda delil toplanmadığına, telefonların katılanın bilgisi ve rızası dahilinde alındığına ve daha sonra sanığın telefonları iade ettiğine, zararın soruşturma aşamasından dahi önce giderildiği dikkate alındığında cezada etkin pişmanlık uyarınca indirim yapılması gerektiğine, duruşmanın her aşamasında kendisine sorulan soruları samimiyetle cevaplayan ve mahkemeye yardımcı olmaya çalışan sanık hakkında takdiri indirim uygulanmadığına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede,

Adlî emanetin 2019/2804 sırasında kayıtlı eşyalar hakkında zamanaşımı süresince karar verilmesi olanaklı görülmüştür. I. Sanık ... yönünden yapılan değerlendirmede Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurularının esastan reddine dair kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan karara yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, II. Sanık ... yönünden yapılan değerlendirmede Sanığın adlî sicil kaydında bulunan ikinci kez tekerrüre esas ilâmlardan, en ağırı olan Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2011 kesinleşme tarihli, 2009/612 Esas, 2010/47 Karar sayılı, 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesi uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ilâmının tekerrüre esas alınması gerekirken, Antalya 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2019 kesinleşme tarihli, 2018/432 Esas, 2018/540 Karar sayılı, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h. maddesi uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ilâmının tekerrüre esas alınması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi gereğince koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasından "Sanığın ikinci kez mükerrir olması nedeniyle 5275 sayılı CGTİK'nun 108/3. maddesi gereğince hakkında koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmamasına” ibaresinin çıkartılmasına karar verilmek suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca usûl ve yasaya uygun bulunan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/4364, K. 2026/9574, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-4364-e-2026-9574-k-09870000ff0c