Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/4183 E. 2026/7508 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/4183
Karar No
2026/7508
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/4176 E., 2024/220 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, "müvekkilinin suça konu motosikleti çalmadığını, arkadaşı olan ... .'nin isteği doğrultusunda tamire götürmek üzere ... .'nin tarif ettiği yerden aldığını, motosikleti ... .'ye ait olmadığını bilmediğini samimi beyanları ile dile getirdiğine, her ne kadar ... .'nin bu konuda bilgisi olmadığını söylemiş olsa dahi ... .'nin beyanlarının soruşturma aşamasında tanık/bilgi sahibi sıfatıyla değil, şüpheli sıfatı ile alındığına, dolayısıyla şüpheli sıfatı ile ifadesine başvurulan şahsın beyanlarının atfı cürüm niteliğinde olduğu göz önünde bulundurulduğunda atfı cürüm niteliğindeki beyanlara dayanılarak müvekkilinin cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna, ilk derece mahkemesince müvekkilinin savunmalarını doğrulayacak lehe deliller toplanmadığına, dosya kapsamının müvekkili aleyhine yorumlandığına, sanığın cezalandırılması için suçun sanık tarafından işlendiğine dair şüpheye yer bırakmayacak kesinlikte kanaat oluşması gerektiğine, oysa ki huzurda yargılaması görülmekte olan dosyada suçun müvekkili tarafından işlenip işlenmediğine dair şüphe bulunduğuna, eksik inceleme ve gerekçe ile verilmiş bulunan mahkeme hükmünün hukuka aykırı olduğuna, sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına yeterli somut ve şüpheden uzak bir delil elde edilmeksizin sanık aleyhine mahkûmiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, mahkûmiyet hükmü kurulabilmesi için sanığın suçu işlediğine yönelik bir olasılık değil, bir kesinlik arandığına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 40. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/4183, K. 2026/7508, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-4183-e-2026-7508-k-785c01105f75