Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/405 E. 2024/11759 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/405
Karar No
2024/11759
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/1532 D.İş SUÇLAR: İş yeri dokunulmazlığının ihlâli (hakkı olmayan yere tecavüz), mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2023 tarihli ve KYB-2023/125348 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, müştekilerin, şüpheli ...'den kiraladığı iş yerinin, kendi bilgileri ve izinleri olmadan kapı kilidinin kırılarak içeride yer alan eşyaların boşaltılıp, iş yeri arkasında bulunan boş araziye bırakılarak zarar verildiğini belirterek şüpheli ...'den şikayetçi olmaları üzerine başlatılan soruşturma sonunda, Alanya Cumhuriyet Başsavcılığınca taraflar arasında anlaşmazlığın alacak verecek meselesinden kaynaklı hukuki ihtilaf olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, dosya kapsamına göre şüpheli, müştekiler ve tanık beyanları bir bütün halinde değerlendirildiğinde, şüpheli ...'in sahibi olduğu iş yerini müştekilere kiraya verdiği, olay günü şüphelinin müştekilerin kullanımında ve zilyetliğinde bulunan iş yerinin kapı kilidini kırarak içeriye girdiği ve müştekilere ait eşyaları dışarıya iş yeri arka bahçesine bıraktığının anlaşılması karşısında, işyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçundan şüpheli hakkında kamu davasının açılmasını gerektirir yeterli delillerin mevcut bulunduğu, delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği, diğer yandan mala zarar verme suçu yönünden müştekilere ait eşyaların taşınarak boş araziye bırakılması eylemi nedeniyle söz konusu eşyalarda bir zarar oluşup oluşmadığının araştırılarak anılan suçtan şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmek üzere soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya haşlar.", aynı Kanun’un 160/2. maddesinde "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için. emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'' aynı Kanun’un 170/2. maddesinde, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler. Aynı Kanun’un 172/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen mahkeme, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 5271 sayılı Kanun’un 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikâyeti yoluyla soruşturma yaparak maddî gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hâkimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Aynı Kanun’un 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnat edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkûmiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdanî kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir. İncelemeye konu olayda, şüpheli ...'in şikâyetçi ...'in kiracı olarak kaldığı iş yerinin sahibi olduğu, kiracının kira ve aidat borcunu ödememesi, tahliye taahhütnamesinin varlığı veya kanunun aradığı başkaca sebeplerin varlığı halinde, kanunî yollar izlenmek suretiyle tahliyenin sağlanabileceği, kanunî yollar izlenip tahliyeyi sağlamak yerine, şikâyetçilerin iş yerinde bulunmadığı zamanda iş yerinin kapı kilidini değiştirerek şikâyetçilerin kiralamış olduğu iş yerinden yararlanmasını engellemek şeklindeki eyleminin sübutu halinde, Yargıtay içtihatları doğrultusunda, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunu değil, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 154/1. maddesinde düzenlenen hakkı olmayan yere tecavüz etme suçunu oluşturacağı; oluşa, kolluk tutanaklarına ve tüm dosya kapsamına göre, şüpheli ...'in sahibi olduğu iş yerini şikâyetçilere kiraya verdiği, olay tarihinde şüpheli ...'in şikâyetçilerin kullanımında bulunan iş yerinin kapı kilidini kırarak içeriye girdiği ve şikâyetçilere ait eşyaları dışarıya iş yeri arka bahçesine bıraktığı olayda, mevcut delillerin hakkı olmayan yere tecavüz etme suçundan kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu, bu delillere ve suçun unsurlarına yönelik takdir ve değerlendirmenin mahkemesince yapılması gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi; ayrıca şikâyetçilere ait eşyaların iş yerinden çıkarılarak boş araziye konulması olayında, bahse konu eşyalarda herhangi bir zarar meydana gelip gelmediği araştırılarak mala zarar verme suçu bakımından şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Alanya 1. Sulh Ceza Hâkimliğinden kesin olarak verilen 12.05.2023 tarihli ve 2023/1532 Değişik İş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, dava dosyasının itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/405, K. 2024/11759, T. 16.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-405-e-2024-11759-k-b3cbff8ded15