Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/10701 E. 2023/8646 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/10701
- Karar No
- 2023/8646
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2021/2055 D.İş ŞİKÂYETÇİ : ... ŞÜPHELİLER : ... ..., ... ... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.02.2023 tarihli ve 2022/161862 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre; müştekinin, kiracı olarak kullandığı ... Mah. ... Evleri No:214 Sincan/Ankara adresindeki fabrikadaki birtakım eşyalarının 02/12/2018 günü 41 TF 225 plakalı kamyona yüklenerek çalındığının bekçi ... ... tarafından görüldüğü ve ...'nın aracın fotoğraflarını çektiği, bu durumu polise ihbar ettiği ancak müştekilerin olay yerinde bulunmaması sebebiyle tutanak tutulmadığı, kendisini ... ... olarak tanıtan kişinin müştekiden alacağı olduğundan fabrikadan eşya alacağını belirterek kamyona eşya yüklediğini, itiraz ettiğinden ...'un kendisini telefonda mülk sahibi ... ... ile görüştürdüğünü, ... ...'ten şahısların alacağı olduğunu, malzeme almalarına izin vermesini belirterek hırsızlık suçunun işlendiğinin iddia edildiği somut olayda, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca, ifade tutanakları, icra dairesi cevap yazısı ekinde bulunun haciz tutanakları, daha önce bahse konu fabrikada yangın çıkmış olması hususu, şikayet dilekçesi ekinde bulunan CD'de hırsızlık suçunun işlendiğine dair somut ve dava açmaya yeter derecede görüntü bulunmaması hususu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; şüphelilerin suç işleme kastı ile hareket ederek atılı eylemleri gerçekleştirdiklerine dair müştekinin soyut iddiası dışında şüpheliler hakkında kamu davası açmaya yeter derecede delil elde edilmediği, ayrıca haciz ve tahliye işlemlerine ilişkin şikayetlerin hukuk mahkemelerinde çözümü gereken hukuki uyuşmazlık mahiyetinde olduğu anlaşılmış olup; açıklanan nedenlerle şüpheliler hakkında müsnet suçlardan delil yetersizliği ve unsur yokluğu nedenleriyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; tanık ... ...'un fabrikada bulunan malzemeleri yükleyip götüren şahsın ... ... olduğunu hiçbir endişeye mahal vermeyecek şekilde tespit ettiğine dair 30/10/2020 tarihli tutanak, ...'nın beyanları ile 02/12/2018 tarihli ihbar içeriğinin olayla örtüşmesi karşısında, ... tarafından çekilen fotoğrafların incelenmesi, olay gününe ait kamera kayıtlarının celbi ile bilirkişi incelemesi yaptırılması ve olay tarihine ilişkin şüpheliler ... ile ...'in HTS kayıtlarının getirtilerek incelenmesi sonucu şüpheliler ... ... ile ... ...'ın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.", 5271 sayılı Kanun’un 160/2. maddesinde "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve ... bir yargılamanın yapılabilmesi için emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'' 5271 sayılı Kanun’un 170/2. maddesinde, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler. Aynı Kanun’un 172/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen mahkeme, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 5271 sayılı Kanun’un 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikâyeti yoluyla soruşturma yaparak maddî gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hâkimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Aynı Kanun’un 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnat edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkûmiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdanî kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir. Somut olayda, şikâyetçinin kiracı olduğu fabrikadaki çeşitli eşyaların 02.12.2018 günü 41... plakalı kamyona yüklenerek çalındığının bekçi olan tanık İ.K. tarafından görüldüğü ve tanık İ.K. tarafından aracın fotoğraflarının çekildiği, tanığın bu durumu polise bildirdiği; ancak şikâyetçinin olay yerinde bulunmaması sebebiyle tutanak tutulmadığı, kendisini ... ... olarak tanıtan kişinin şikâyetçiden alacağı olduğunu ve fabrikadan eşya alacağını belirterek kamyona eşya yüklediğini, itiraz etmesi üzerine ...'un kendisini telefonda mülk sahibi şüpheli ... ... ile görüştürdüğünü, ... ...'ten şahısların alacağı olduğunu, malzeme almalarına izin vermesini belirterek hırsızlık suçunun işlendiğinin iddia edildiği, "ifade tutanakları, icra dairesi cevap yazısı ekinde bulunan haciz tutanakları, daha önce bahse konu fabrikada yangın çıkmış olması hususu, şikayet dilekçesi ekinde bulunan CD'de hırsızlık suçunun işlendiğine dair somut ve dava açmaya yeter derecede görüntü bulunmaması hususu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; şüphelilerin suç işleme kastı ile hareket ederek atılı eylemleri gerçekleştirdiklerine dair müştekinin soyut iddiası dışında şüpheliler hakkında kamu davası açmaya yeter derecede delil elde edilmediği, ayrıca haciz ve tahliye işlemlerine ilişkin şikayetlerin hukuk mahkemelerinde çözümü gereken hukuki uyuşmazlık mahiyetinde olduğu" belirtilerek şüpheliler hakkında müsnet suçtan delil yetersizliği ve unsur yokluğu nedenleriyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; tanık İ.K.'nın fabrikada bulunan malzemeleri yükleyip götüren şahsın şüpheli ... ... olduğunu tespit ettiğinin belirtildiği 30.10.2020 tarihli tutanak, tanık İ.K.'nın beyanları ile 02.12.2018 tarihli ihbar içeriğinin olayla örtüşmesi dikkate alındığında, tanık İ.K. tarafından çekilen fotoğrafların incelenerek, şüphelilerin teşhise elverişli fotoğrafları üzerinde büyütme ve netleştirme teknikleri de kullanılmak suretiyle olay gününe ait kamera görüntülerinin değerlendirilmesi ve görüntülerdeki kişilerin şüpheliler olup olmadığına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü veya ... Genel Komutanlığına bağlı kriminal labaratuvarlarından ya da Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Daire Başkanlığıdan rapor alınarak ve şüphelilerin suç tarihindeki telefon numaraları tespit edildikten sonra HTS kayıtlarının (arama, aranma, mesaj, baz istasyonu vs) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan getirtilerek şüphelilerin ifadelerinin doğruluğunun araştırılması ve suç tarihindeki baz istasyonu bilgileri çerçevesinde sinyal kayıtları incelenerek incelenmesi sonucu şüphelilerin hukukî durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Ankara Batı 1. Sulh Ceza Hâkimliğinden kesin olarak verilen 13.04.2021 tarihli ve 2021/2055 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, dava dosyasının itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.