Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/12108 E. 2023/8977 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/12108
- Karar No
- 2023/8977
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Rize 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2021 tarihli ve 2020/121 Esas, 2021/252 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 16.04.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.07.2022 tarihli ve 2022/10507 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2022 tarihli ve KYB-2022/100770 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2022 tarihli ve KYB-2022/100770 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Sanığın 09.03.2020 tarihinde inceleme konusu aynı nev'iden suç işlemesi nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve denetim süresi içinde yükümlülüklere uymamakta ısrar etmesi nedeniyle açılan kamu davası sonunda Rize 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2021 tarihli ve 2020/121 Esas, 2021/252 Karar sayılı kararı ile 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın istinaf edilmeden kesinleştiği, incelemeye konu 09.03.2020 tarihli eylemin daha önce Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.03.2017 tarihli, 6545 sayılı Kanunla değişik 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince verilen zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı gözetilerek ikinci suçtan dolayı açılan kamu davasında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüphelinin 09.03.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Rize Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2020 tarihli ve 2020/1774 soruşturma, 2020/111 sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın usûlüne uygun kesinleştirilmesinden sonra tedbirin infazı için Samsun Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B.Samsun Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce, şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Rize Cumhuriyet Başsavcılığının 25.09.2020 tarihli ve 2020/1774 Soruşturma, 2020/1193 Esas, 2020/911 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Rize 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 30.03.2021 tarihli ve 2020/121 Esas, 2021/252 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 16.04.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Dosya arasında bulunan Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.03.2017 tarihli ve 2016/201 Esas, 2017/56 Karar sayılı kararının incelenmesinde; 1. Sanığın 09.04.2016 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 23.08.2016 tarihli ve 2016/3248 Esas sayılı iddianamesi ile Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 2. Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.03.2017 tarihli ve 2016/201 Esas, 2017/56 Karar sayılı kararı ile sanığın eylemi kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 24.03.2017 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 3. Kanun yararına bozma istemine konu Rize 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/121 Esas, 2021/252 Karar sayılı kararı ile ihbarda bulunulması üzerine, Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.09.2021 tarihli ve 2021/134 Esas, 2021/217 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık müdafiinin kararı istinaf ettiği, 4. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesinin 22.11.2021 tarihli ve 2021/1396 Esas, 2021/2334 Karar sayılı kararı ile, "istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verildiği, Anlaşılmıştır. E. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan, "Bu Kanun'un; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, (b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki düzenleme karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinde belirtilen şartlar aranmaksızın sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanuni bir zorunluluk olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve dokuzuncu fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında; Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.03.2017 tarihli ve 2016/201 Esas, 2017/56 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasına göre verildiğinin kabulü gerektiği, kararın 24.03.2017 tarihinde kesinleştiği, bu kabule göre, kanuni zorunluluk nedeniyle verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının Cumhuriyet savcılıkları tarafından verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı hukuki sonuçları doğuracağı anlaşıldığından, sanığın 09.03.2020 tarihli eylemini, Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, bu durumda, incelemeye konu suçun hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma konusu yapılarak kamu davası açılması ve yargılama sonucunda mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan; kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "düşme" kararı verilip Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. Mahkemesince "düşme" kararı verilip ihbarda bulunulması gerekmekte ise de; zaten ihbarda bulunulduğu ve Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.09.2021 tarihli ve 2021/134 Esas, 2021/217 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verildiği, açıklanan hükmün de istinaf kararı ile kesinleştiği gözetilerek yeniden ihbarda bulunulmayıp yalnızca düşme kararı verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Rize 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2021 tarihli ve 2020/121 Esas, 2021/252 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2023 tarihinde karar verildi.