Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/3954 E. 2026/8297 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3954
- Karar No
- 2026/8297
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2082 E., 2023/2057 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ek karar onama, onama
I.Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen ek karara yönelik sanığın temyiz nedenlerinin incelenmesinde
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 15.12.2023 tarihli ve 2022/2082 Esas, 2023/2057 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, "İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizinin mümkün olmaması karşısında; temyiz isteminin reddine dair 15.12.2023 tarihli ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden sanığın temyiz isteminin, aynı Kanun'un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, II.Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz nedenlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle; Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... ve müdafiinin temyiz isteminin, dosya içerisinde sanığın atılı suçu işlediğine dair şüpheden öteye kesin ve somut bir delil bulunmadığı halde sanığın şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna, sanık lehine her türlü araştırmanın yapılmaksızın salt cezalandırmaya yönelik araştırmanın yapıldığına, sanık ...'ın temyiz isteminin, kollukta ve duruşma esnasında yapmış olduğu savunmaları dikkate alınmaksızın karar verildiğine, eşitlik ilkesine ve lehine olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar ve sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Adana 36. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.