Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/2559 E. 2026/8356 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/2559
- Karar No
- 2026/8356
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1804 E., 2023/4289 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama
I. Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçları ile sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanıklar müdafileri ve sanık ...'ın temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "müvekkilinin samimi beyanlarda bulunduğuna, atılı suçu işlemediğine, yazılı gerekçe gösterme zorunluluğuna uyulmadığına, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığına, hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiğine" ; sanık ...'ın temyiz isteminin "hırsızlık suçunu işlemediğine, suçun işlenişinden haberi olmadığına, iyiniyetli aracı kiralayarak diğer sanığa verdiğine lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, gerekçe gösterme zorunluluğuna uyulmadığına" ; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "müvekkilinin, atılı suçu işlemediğine, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığına, eksik inceleme yapıldığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi ile masumiyet karinesinin ihlâl edildiğine, sanık yönünden 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, sadece görüntü kayıtlarını inceleyen kolluğun beyanları esas alınarak hüküm kurulduğuna" ilişkin olduğu belirlenerek ve hükmolunan ceza miktarı yönünden 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi gereği sanık ... müdafiinin duruşma talebinin reddine karar verilerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan verilen kararlarda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine dair kararlar hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafileri ve sanık ...'ın yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ağrı 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.