Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/2468 E. 2026/5748 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/2468
- Karar No
- 2026/5748
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2906 E., 2023/3052 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "yerel mahkemenin tanıkları dinlemeden karar verdiğine, sanığın derdest dosyalarının mahkûmiyete gerekçe olarak kullanılamayacağına, ev internet aboneliği sanık adına olsa da fiilen sanığın bu internet aboneliğinden faydalanmadığına, anılan sebeplerle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine", sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, "sanığın saman-balya işi ile uğraştığına, anılan suçu işleyebilecek bilgi ve birikime sahip olmadığına, sanık adına kayıtlı banka kartının fiili kullanımının sanıkta olmadığına, fiili kullanıcı olan ... isimli kişinin tanık olarak dinlenmesi gerektiğine, suç dolayısıyla esas mağduriyete uğrayanın sanık olduğuna" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Katılanın hesabına ait bilgilerin ve şifresinin internet üzerinden "..." yöntemi (Bankanın web sitesi ile aynı görünümde sahte site açıp, bu siteyi bankanın gerçek sitesi zannederek internet bankacılığı yoluyla hesabına girmek isteyen hesap sahiplerinin girmiş olduğu hesap bilgileri ve şifresinin ele geçirilmesi) ile ele geçirilmesinden sonra bu bilgiler kullanılarak katılanın hesabına erişim sağlandığı sanık ...'a ait, aynı bankada bulunan hesabına, sanık ... adına kayıtlı telefon hattına ait IP üzerinden 2.143,00 TL havale yapıldığı, havale edilen tutarın sanık ... tarafından çekildiği olayda, sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-e maddesinde düzenlenen bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçunu oluşturduğu yönündeki İlk Derece Mahkemesinin kabul ve uygulaması ile istinaf incelemesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi tarafından verilen esastan ret kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğname'deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Sanıklar hakkında katılana yönelik eylemleri sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Karşıyaka 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.