Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/2282 E. 2026/6881 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/2282
- Karar No
- 2026/6881
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/4715 E., 2023/3315 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I- İş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 12.06.2023 tarihli ve 2022/4715 Esas, 2023/3315 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;
Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2022 tarihli ve 2022/298 Esas, 2022/903 Karar sayılı kararı ile iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/2-4, 35... /1. maddeleri uyarınca sırasıyla kurulan 9 ay hapis ve 4 ay hapis cezaları ile mahkûmiyet hükümlerine konu cezaların türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizlerin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları” nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II - Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, "eylemi kendisinin gerçekleştirmediğine, olay gecesi kız arkadaşı ile birlikte olduğuna, HTS kayıtlarından bir sonuca ulaşılamadığına, olay yerinden parmak izi ve DNA örneği gibi bir delil elde edilemediğine, geçmişine bakılarak kanaat ile ceza verildiğine"; sanık müdafiinin temyiz isteminin, "dosya içeriğinde DNA ve parmak izi incelemeleri yapıldığına"; fakat sanık ile ilgili hiç bir delile ulaşılamadığına, tanık olarak dinlenen polis memurunun sanığı sadece ensesinden tanıdığını ve suç tarihinde kovaladığı şüphelinin sanık olduğunu iddia etmesi üzerine suç isnadı yapıldığına, suç tarihinde müvekkilinin yaralı olması sebebi ile o halde polis memurundan kaçabilmiş olabilme ihtimalinin hayatın olağan akışına da aykırı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması ve koşullu salıverilme hükümlerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.