Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/1262 E. 2026/6876 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/1262
Karar No
2026/6876
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1530 E., 2023/2700 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, "lehine olan hükümlerin uygulanmasını ve dosyasının tekrar incelenmesini talep ettiğine"; katılan vekilinin temyiz isteminin, "sadece sanık beyanına itibar edilerek karar verildiğine, tanık ... .’nın ifadesinde, meydana gelen kablo hırsızlığına konu olayın olduğu yerin daha öncede sanık ...'un kabloyu çektiği yere yaklaşık 50 metre uzağında aynı hat üzerinde olduğunu gördüğünü belirttiğine, sayın mahkemenin tanığın bu beyanlarını dikkate almadan sanık hakkında zincirleme suçun oluşmadığı kanaatine varmış olmasının usul ve yasaya uygun olmadığına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın aşamalarda üzerine atılı suçu işlemediğini savunduğu, olay yerinden herhangi bir delil elde edilemediği, tanık ... .'nın 06.01.2022 tarihinde kablo hırsızlıklarına ilişkin inceleme yapan katılan şirket yetkilileri ile jandarmayı görmesi üzerine, yaklaşık 15 gün önce sanığı bulundukları yere 50 metre mesafede bulunan bir menfez içerisinde kablo çekerken gördüğünü, sanığı kablo çekerken gördüğü tarihte olay yeri karşısında ikâmet eden ... .'ye haber vererek ihbarda bulunmasını söylediğini belirttiği, soruşturma aşamasında bilgi sahibi olarak beyanı alınan ... .'nin ise tanık ... .nin sanık ...'u hırsızlık yaparken gördüğünü söylediğini, ancak kendisinin görgüye dayalı bir bilgisinin olmadığını beyan ettiği, tanık ... .nin ihbarda bulunması yönünde bir şey söylediğinden de bahsetmediği, tanık ... .nin sanığı hırsızlık yaparken gördüğü sırada kolluk kuvvetlerine hangi gerekçe ile kendisinin bildirmediğine ilişkin bir beyanının da bulunmadığı anlaşılmakla, dosya kapsamı ile uyumlu olmayan tanık beyanı dışında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, hukuka uygun, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeple 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren Serik 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/1262, K. 2026/6876, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-1262-e-2026-6876-k-53381d5f3502