Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/16629 E. 2025/1274 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/16629
- Karar No
- 2025/1274
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2017/1070 E., 2020/104 K.
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.11.2024 tarihli ve KYB-2024/111315 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/02/2020 tarihli ve 2017/1070 esas, 2020/104 sayılı kararını kapsayan dosyanın, Genel Müdürlüğümüz 27/10/2020 tarihli ve 94660652-105-35-8577-2020-Kyb sayılı yazısı ekinde kanun yararına bozma talebi ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 02/03/2021 tarihli ve 2020/31993 esas, 2021/4178 karar sayılı ilamı ile, İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/02/2020 tarihli ek kararının sanık tarafından istinaf edilmesi nedeniyle mala zarar verme suçu için istinaf incelemesi yapılması gerektiği, İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/02/2020 tarihli kararının müşteki ...'a usulüne uygun tebliğ yapılıp yapılmadığının anlaşılmadığından kararın kesinleşmediği şeklinde gerekçeler ile kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmesini müteakip, dosyanın mahalline iade edildiği, İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/10/2022 tarihli ve E.15963775-2017/1070 sayılı yazısı ile müşteki ...'a duruşma gününü bildirir tebliğ evrakının dosya içerisinde mevcut olduğu, bildirilen adrese yapılan davetiyenin iade edilmiş olduğundan adres araştırması yapılmaksızın verilen kararın katılan sıfatını kazanmamış olan müştekiye tebliğine gerek bulunmadığı ve kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiği, istinaf talebinin reddine ilişkin 19/02/2020 tarihli ek karara karşı sanık tarafından yapılmış bir istinaf talebinin bulunmadığından bahisle dosyanın kanun yararına bozma incelemesine esas olmak üzere Genel Müdürlüğümüze yeniden gönderildiği gözetilerek yapılan incelemede, İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/02/2020 tarihli ve 2017/1070 esas, 2020/104 sayılı kararı aleyhine Genel Müdürlüğümüzün 12/01/2023 tarihli ve 94660652-105-35-28107-2022-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma talebinde bulunulması üzerine, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 20/11/2023 tarihli ve 2023/11799 esas, 2023/7118 karar sayılı ilamı ile sanığın şikayetçi Ramazan'a yönelik eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaşma kapsamında olduğundan uzlaşma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğundan, belirlenen husus yönünden kanun yararına bozma talebinde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın gönderilmesine karar verilmiş ise de, tehdit suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/02/2020 tarihli ve 2017/1070 esas, 2020/104 sayılı kararının, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 11/01/2021 tarihli ve 2020/2106 esas, 2021/7 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmiş bulunması karşısında, adı geçen sanık hakkında tehdit suçu yönünden anılan Mahkemece verilen mahkumiyet hükmü aleyhine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna başvurmaya kanuni imkan bulunmadığı nazara alınarak, 24/10/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesinde yer alan, "5271 sayılı Kanunun 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin mevcut (4), (5) ve (6) numaralı alt bentlerinden sonra gelmek üzere sırasıyla aşağıdaki alt bentler eklenmiş ve bent numaraları buna göre teselsül ettirilmiş, üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş, onikinci fıkrasında yer alan “en çok yirmi gün daha” ibaresi “her defasında yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez” şeklinde değiştirilmiştir." şeklindeki düzenleme ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/3. maddesinin “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklinde değiştirilmiş olması ile 5271 sayılı Kanun’un 254/1. maddesinde yer alan "Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklindeki düzenleme birlikte nazara alındığında, sanığın mahkûmiyetine konu mala zarar verme suçunun mağdurunun ... olduğu, tehdit suçunun mağdurunun ise Ramazan Uçar olduğu somut olayda, anılan düzenleme uyarınca 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesinde düzenlenen mağduru farklı mala zarar verme suçunun, uzlaştırma kapsamında kaldığı, 5271 sayılı Kanun’un 254/1. maddesi uyarınca uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Suç tarihinde şikâyetçi ...'a yönelik eylemi nedeniyle sanık hakkında mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151. maddesi gereğince, şikâyetçi ...'a yönelik eylemi nedeniyle tehdit suçundan aynı Kanun'un 106/2-a. maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile 05.10.2017 tarihli iddianame ile kamu davasının açıldığı, iddianamedeki sevk maddeleri gereğince, uzlaşma kapsamında olmayan 5237 sayılı Kanun’un 106/2-a maddesinde düzenlenen silahla tehdit ile uzlaşma kapsamında olan mala zarar verme suçunun birlikte işlenmesi nedeniyle mala zarar verme suçu bakımından uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı, ancak 24.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesi 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/3. maddesinin “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklinde değiştirilmiş olduğu ve bunun sonucunda, somut olayda, mala zarar verme suçunun şikâyetçisinin ..., tehdit suçunun şikâyetçisinin ise Ramazan Uçar olması karşısında, sanığın şikâyetçi ...'a yönelik işlediği ve 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun, uzlaştırma kapsamında olacağı, bundan da farklı olarak sanık hakkında hatalı uygulama ile mala zarar verme suçu bakımından uzlaşmaya engel olduğu düşünülen silahla tehdit suçunun da yine uzlaşma hükümlerinin uygulanmasını mümkün kılacak şekilde 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçuna dönüştüğü, sonuç itibariyle, sanığın şikâyetçi ...'a yönelik işlemiş olduğu mala zarar verme suçunun uzlaşmaya tabi olduğu ve 5271 sayılı Kanun’un 254/1. maddesi uyarınca uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesinin verilmekle kesin nitelikte olan 07.02.2020 tarihli ve 2017/1070 Esas, 2020/104 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin Yerel Mahkemece yerine getirilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.