Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/1579 E. 2026/6945 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/1579
- Karar No
- 2026/6945
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1631 E., 2023/3367 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I. Sanık ...'un temyiz isteğine ilişkin olarak yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere sanığın 22.11.2023 tarihinde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde 23.11.2023 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak REDDİNE, II. Sanıklar ... ve ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tâbi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafiilerin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, III. Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; ''Sanığın diğer sanıklarca alınan ve yargılama konusu suça ait olan eşyaların hırsızlık eşyası olduğunu düşünerek kolluğa haber veren kişi olduğuna, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kesin, somut ve her türlü şüpheden uzak bir delil bulunmamasına rağmen sanığın beraati yerine cezalandırılmasına karar verildiğine ve lehe hükümlerin uygulanmadığına, kararın sanık lehine bozulmasına '', sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; ''Sanığın alınan eşyaların hırsızlık eşyası olduğunu bilmediğine, nişanlısının 2. el eşya işi yapması nedeniyle ona yardım amaçlı orada bulunduğuna ve kastının hırsızlık olmadığına, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kesin, somut ve her türlü şüpheden uzak bir delil bulunmamasına rağmen beraati yerine cezalandırılmasına karar verildiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın sanık lehine bozulmasına'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, IV. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; ''Dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın beraat etmesi gerektiğine, aksi kanaat hasıl olsa dahi daha az ceza ile hüküm kurulması gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sanık lehine bozulması gerektiğine'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi gereğince koşullu salıverilmemesine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasından "ayrıca koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına,'' ibaresinin çıkartılmasına, karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan karara yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Sakarya 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.