Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/1547 E. 2026/6942 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/1547
Karar No
2026/6942
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/753 E., 2023/1558 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; ''...'un sanığa halasından alacağı olduğunu ve halasının alacağına mahsuben bahse konu ineği kendisine verdiğini beyan ettiğine ve ineğin ... köyünden alımı için sanıktan yardım istediğine, sanığın ...'u daha önceden tanıyor olması ve arkadaşlık ilişkilerine güvenerek yardım ettiğine ve karşılığında ...'den yakıt parası olarak sadece 200 TL gibi cüz'i bir miktar para aldığına, ...'in ineği satarken ...'e farklı sanığa farklı beyanda bulunması üzerine şüphelenerek ... köyü muhtarını arayıp durumu haber verdiğine, hırsızlık kastıyla hareket etmediğine, sanığın işlediği fiilin haksızlık oluşturduğu konusunda kaçınılmaz hataya düştüğüne, işlediği fiilin haksızlık oluşturduğu hususunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişinin cezalandırılmayacağına, müdafii eşliğinde alınmayan ve daha sonrasında doğrulanmayan soruşturma evresi beyanlarına itibar edilmesinin hatalı olduğuna, Mahkemece suçun gece vakti işlendiği yönündeki kabulünün gerekçelendirilmediğine, sanığın ...'dan şüphelenmesiyle birlikte durumu telafi etme çabasına girdiğine ve bu doğrultudaki tutumunun karar verilirken dikkate alınmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın bozulmasına'' ilişkin, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; ''Şikayetçinin rızası dışında malının alındığından sanığın haberdar olmayıp ...'in alacağına karşılık, ...'in eniştesinin rızası doğrultusunda danayı aldığı düşüncesi ile olay yerinde bulunduğuna, ...'in danayı ...'e satarken sanığın onların yanında olmadığına ve bu satıştan herhangi bir para almadığına, sanığın hırsızlık kastı ile hareket etmediğine, suçun maddi unsurlarına ilişkin hataya düştüğüne, sanığın bu hatasından yararlanması gerektiğine, sanığın atılı suçtan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesinin isabetsiz olduğuna, sanığa ne soruşturma aşamasında ne de kovuşturma aşamasında zorunlu müdafii atanmadığına, sanığın bozma sonrası müdafii eşliğinde alınan beyanlarının dikkate alınması gerektiğine, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair savunmasının aksine her türlü şüpheden uzak mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, sanığın kastı bulunmadığından beraatine karar verilmesine, aksi halde şikâyetin bulunmadığı ve zararının soruşturma aşamasında giderildiği dikkate alınarak lehe olan hükümlerin uygulanmasına'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Fezlekede suça konu dananın teslim edildiği belirtilmekle birlikte ne şekilde temin edildiğine dair herhangi bir bilgi veya belgenin dosya arasında bulunmadığı, temyiz dışı sanık ...'un babası ...'un soruşturma aşamasına bilgi sahibi sıfatıyla alınan beyanında, ... ve ...'den dananın parasını ödemek için 1.500,00 TL aldığını ve paranın kendisinde durduğunu beyan ettiği, bu paranın şikâyetçiye veya suçtan zarar gören üçüncü bir kişiye verilip verilmediğinin araştırılmadığı, ayrıca Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.03.2013 tarihli, 2012/6-1232 Esas, 2013/106 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması hâlinde; 5237 sayılı Kanun’un 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlaması yeterli olmayıp, failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise; aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerektiği ve dosya içeriğine göre de; hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan uzlaşma nedeniyle düşme kararı verilen ...'in satın almış olduğu suça konu danayı ...'e 1800 TL'ye sattığını beyan ettiği anlaşılmakla, ...'in zararının bulunup bulunmadığı da araştırılarak, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca Bulancak 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/1547, K. 2026/6942, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-1547-e-2026-6942-k-0a10945a8098