Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/1380 E. 2026/7004 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/1380
- Karar No
- 2026/7004
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/462 E., 2023/2518 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I) Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a. maddesi uyarınca, "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin, üzerinde suç eşyası ile suç aleti bulunmaması hususunun dikkate alınmadığına, tanık beyanlarını kabul etmediğine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine; sanık müdafiinin temyiz isteminin, şikâyetçi beyanı dışında sanığın suç işlediğine dair somut delil bulunmadığına, çalındığı iddia edilen paranın sanığın üzerinde ele geçirilmediğine, üst arama tutanağının sanık savunmasını doğruladığına, usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Tüm dosya kapsamına göre; şikâyetçiye ait ikametten 1.000,00 TL para çalınması şeklinde gerçekleşen somut olayda; sanığın 08.09.2022 tarihli duruşmada zararı karşılamak istediğini beyan ettiği, şikâyetçinin ise aynı duruşmada zararının giderilmesini istemediğini ifade ettiğinin anlaşılması karşısında; zararın giderilebilmesi için bir tevdi mahallinin belirlenmesi ve ödeme yapıldıktan sonra sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca gereği için İstanbul Anadolu 56. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.